Müslümanlara karşı nefret ile mücadele raporunun tartışıldığı toplantıdan bir kesit (Suudi Arabistan’ın Cenevre’deki BM Daimi Temsilciliği)

Suudi Arabistan Müslümanlara karşı artan nefret söylemi nedeniyle endişeli

Suudi Arabistan, hoşgörüsüzlük ve İslamofobinin istikrarlı toplumların güvenliği için açık bir tehdit haline gelmesi nedeniyle dünya çapında Müslümanlara karşı artan nefret söylemi ve hoşgörüsüzlüğün artmasıyla ilgili ciddi endişelerini dile getirdi

Suudi Arabistan’ın Cenevre’deki Birleşmiş Milletler (BM) Temsilcisi Dr. Abdulaziz el- Vasil, BM İnsan Hakları Konseyi’nin video konferansla dün düzenlenen toplantısında yaptığı konuşmada, sosyal medya platformlarının aşırılık ve nefretin yayılmasını kolaylaştırdığına dikkati çekerek, “Suudi Arabistan, dini azınlıkların inançları ve nefret söylemlerinin artması nedeniyle giderek daha fazla hedef alınmasından duyulan endişeyi ifade ediyor” dedi.

Dr. Vasil, anlayış, hoşgörü, diyalog, çoğulculuk, halklar arası tanışma, kültürler arası yakınlaşmanın yanı sıra nefrete çağıran, şiddeti kışkırtan ve hiçbir dinde veya kanunda kabul edilemeyen terör suçlarını meşrulaştıran her ideolojiyle mücadele değerlerini pekiştirmenin önemine vurgu yaptı.

Ayrıca nefret ve radikalizm yanlısı söylemle mücadele edilmesi ve dini sorunun nedeni değil çözümün bir parçası olarak kabul edilmesini öngören uluslararası ve kapsamlı bir iradenin öneminin altını çizdi.

Dr. Vasil konuşmasına şu ifadelerle devam etti:

“Kral Abdullah bin Abdülaziz Uluslararası Kültürler ve Dinler Arası Diyalog Merkezi’ni (KAICIID) kuran, radikalizmle karşı ılımlılığı yansıtan çeşitli girişimler benimseyen ve Radikal İdeolojiyle Mücadele Küresel Merkezi’ni (Etidal) açan Suudi Arabistan bu konuya büyük önem veriyor.”

Dr. Vasil, Suudi Arabistan’ın, 2019 yılında Mekke’de Dünya İslam Birliği (Rabıta) tarafından düzenlenen ‘İtidal ve Orta Yol’ konferansına ev sahipliği yaptığını hatırlattı.

139 ülkeden 27 farklı İslami grup ve mezhebe mensup bin 200 temsilcinin Mekke Bildirgesi’ni onayladığına dikkati çeken Dr. Vasil, bildirgenin İslam ülkelerinde din, kültür, ırk ve mezhep mensupları arasında bir arada yaşama değerlerini tesis etmek ve toplumun tüm unsurları arasında barış ve uyumu sağlamayı kapsayan 29 maddeyi içerdiğini de sözlerine ekledi.

Şarku’l Avsat