ABD’nin Yemen Özel Temsilcisi Lenderking turunu uzatacak

ABD’nin Yemen Özel Temsilcisi Timothy Lenderking, Yemen’e ve bölge ülkelerindeki yetkililerle 10 gün sürmesi beklenen görüşmelerini uzattı. Lenderking’in Körfez ülkeleri turu 22 Şubat’ta başlamıştı

Göreve atandığından bu yana bölgeye ikinci ziyaretini gerçekleştiren Lenderking, Körfez başkentlerini ziyaret etti ve Riyad’a üçüncü ziyaretinde Yemenli ve Suudi yetkililerle görüştü. Maskat’ı da ziyaret eden Lenderking, burada geçen ayın sonunda Husi heyeti ile görüştü.

ABD hükümeti, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price aracılığıyla, ABD yönetiminin gösterdiği çabanın bir parçası ve Yemen’deki çatışmaya kalıcı bir diplomatik çözüm bulma önceliği olarak söz konusu diplomatik çabaları ve Lenderking’in ziyaretinin aniden uzatılması kararını onayladı.

Price, cuma günü Şarku’l Avsat’ın da katıldığı online basın toplantısında yaptığı açıklamada, Yemen Özel Temsilcisi Lenderking’in Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths ile birlikte çalıştığını ve bu şekilde Griffiths’in çalışmalarını desteklemeyi amaçladığını vurguladı.

Price, Lenderking’in dönüş tarihiyle ilgili soruya cevaben yaptığı açıklamada, bölgede kalacağı süre hakkında teyit edilmiş herhangi bir ayrıntı bilmediğini belirterek, “Ancak bölgede veya burada olsun, bu önemli görevi sürdürmeye devam edecek” dedi.

Lenderking’in üçüncü kez Suudi Arabistan’ın başkentini ziyaret ettiğini ve Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) Bahreyn hariç tüm ülkelerini ziyaret ettiğini belirten Price, ancak bir telefon görüşmesi yaparak Bahreyn Dışişleri Bakanı ile de görüştüğünü açıkladı.

ABD yetkilileri, Husileri Yemen hükümeti tarafından kontrol edilen petrol zengini olan ve hükümet tahminlerine göre iki milyondan fazla sığınmacıyı barındıran ülkenin merkezindeki Marib şehrine yönelik saldırılarını durdurmaya çağırdı.

Washington, Husi grubundan bu saldırıları durdurmasını defalarca talep etti ve geçen hafta iki Husi liderine yaptırım uygulayarak bu konuda havuç-sopa yöntemini kullandı.

ABD’li siyaset araştırmacısı Irina Tsukerman, Lenderking’in bölgedeki hamleleri ve şu ana kadar ABD tarafından resmi olarak onaylanmamasına rağmen Umman’da Husilerle görüşmesi hakkında yaptığı açıklamada, yarı gizli bir ortamda yapılan görüşmenin tam bir başarısızlıkla sonuçlandığını ifade etti.

Tsukerman, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, savaşı Birleşmiş Milletler’in katılımıyla sona erdirmek için önerilen planın mantıksız göründüğünü belirtti. Ayrıca açıklamasında, “Örneğin plan Suudi-Yemen kuvvetlerinin tamamen geri çekilmesi ve savaşın durdurulması, ele geçirilen gemilerin bir hafta içinde serbest bırakılması ve tarafsız bir ortamda aracılık edilen genişletilmiş bir “diyalog” gibi unsurları içeriyor” dedi.

ABD’li araştırmacı, sahadaki tüm taraflar arasındaki farklılıklara ve Yemen’deki kaosa rağmen, ABD Temsilcisi’nin durumun diplomatik tarafıyla doğrudan görüşme girişiminin övgüye değer olduğunu dile getirdi. Araştırmacı açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

“Askeri açıdan bakıldığında, Husiler ABD’nin onları terör örgütleri listesinden çıkarmasının ardından kendilerini Suudi Arabistan’a saldırmaya devam etme ve böylece ek bölgeleri kontrol etme umuduyla Marib’e doğru ilerlemeye yetkili gördüler. Saldırının başlamasından sonraki haftalarda, hem hükümet yanlısı güçler hem de Husi güçleri olmak üzere her iki taraftan yüzlerce savaşçı öldürüldü. Saldırılarda son 24 saat içinde 90’dan fazla can kaybı yaşandığı kaydedildi.”

Husilerin kara listeden çıkarılmasının ve ABD’nin Suudi Arabistan ve Arap Koalisyonu ile ilişkisine ilişkin çelişkili mesajların savaşı körüklediğini belirten Tsukerman, özellikle Güney Geçiş Konseyi (GGK) ve Islah Partisi olmak üzere Yemen hükümetinin de çeşitli taraflar arasında gerginlikler yaşadığına dikkat çekti. Tsukerman ayrıca, Yemen’deki Husilerin rolünün bağımsız bir varlık olarak ülkeyi yönetmek veya hareket etmek değil,  İran’ın siyasi ve ideolojik iradesini uygulamak olduğunu belirtti.

Araştırmacı, ABD Temsilcisi’ni gerçekleşmesi mümkün olmayan bir projede zamanını boşa harcamayı bırakmaya çağırarak şunları kaydetti:

“Bu durumda bir fark yaratmak istiyorsa, önce ABD müttefiklerini dinleyerek ve çatışma ile ilgili çeşitli görüşleri ve Husiler ile arabuluculuk girişiminden çok önce müttefiklerin karşılaştığı zorlukları anlayarak işe başlamalı.”

Şarku’l Avsat