Koronavirüsün 3 boyutlu (3D) görünümü

Koronavirüs mutasyonları ve aşıların etkinliği

Yeni tip koronavirüsün (SARS-CoV-2) İngiltere ve Güney Afrika’da ortaya çıkan varyantları üzerine ABD’de gerçekleştirilen yeni bir çalışma, mevcut aşıların ve bazı monoklonal antikorların bu iki varyantı nötralize etmede daha az etkili olabileceğini ortaya koydu. Bu durumun yeniden enfekte olma ihtimaline işaret ettiği kaydedildi.

Söz konusu çalışma 8 Mart’ta “Nature” dergisinde yayımlandı. Araştırma kısa süre önce, 26 Ocak’ta da “bioRxiv” internet sitesinde yer almıştı.

Kolombiya Üniversitesi’nde Tıp Profesörü ve Aaron Diamond AIDS Araştırma Merkezi Direktörü olan araştırmanın baş yazarı Dr. David Ho, çalışmanın yayınlanması ile eş zamanlı olarak üniversitenin internet sayfasında yayınlanan raporda “Çalışmamızın bulguları, Novavax aşısının bildirilen ön sonuçlarını doğruluyor” dedi.

Novavax şirketi 28 Ocak’ta, aşının İngiltere’deki denemelerde yaklaşık yüzde 90 oranında etkili olduğunu bildirdi. Ancak vakaların çoğunun ilk kez Güney Afrika’da ortaya çıkan “B.1.351” varyantı ile enfekte kişilerden oluştuğu çalışmalarda bu oranın yüzde 49,4’e düştüğünü kaydetti.

Dr. Ho konuya dair şunları söyledi:

“Çalışmamız ve yeni klinik deney verilerimiz, virüsün mevcut aşılardan ve viral artışa karşı tedavilerden kaçabilmesine yol açacak yönde ilerlediğini gösteriyor. Eğer virüs yayılmaya devam eder ve daha tehlikeli varyantlar birikirse, influenzada yaptığımız gibi, sürekli olarak mutasyona uğrayan koronavirüsü takip etmek zorunda kalırız. Bu tür varsayımlar, önleyici tedbirleri ikiye katlayarak ve aşıların uygulanmasını hızlandırarak virüsün bulaşmasını mümkün olan en kısa sürede durdurmamızı gerektirir.”

Araştırmacılar çalışmada aşı olanların bağışıklık sistemlerinin, virüsü etkisiz hale getirecek antikorların üretimi ile ne kadar tepki verdiğini gözlemlediler. “Moderna” veya “Pfizer” aşısı olan kişilerden alınan kan örneklerindeki antikorların eylül ayında İngiltere’de ortaya çıkan ve “B.1.1.7” olarak adlandırılan varyantını ve 2020 sonlarında Güney Afrika’da ortaya çıkan “B.1.351” varyantını nötralize etmede daha az etkili olduklarını tespit ettiler.

İngiltere varyantında nötralize etme oranı iki kat düşerken Güney Afrika varyantında 6,5 ila 8,5 kat daha düşüktü. Dr. Ho şu değerlendirmelerde bulundu:

“İngiltere varyantında iki katına ulaşan nötralize etme kaybının olumsuz bir etkisi olası değil. Ancak Güney Afrika varyantına karşı nötralize etmedeki kayıp endişe verici. Güney Afrika varyantına karşı nötralize etme etkinliğindeki düşüş kayda değer orandaydı. Şimdi Novavax sonuçlarına istinaden bunun koruyuculuk etkinliğinde bir azalmaya sebep olduğunu görüyoruz.”

Söz konusu çalışmada Brezilya’da ortaya çıkan daha yeni varyant (B.1.1.28) incelenmedi. Ancak Dr. Ho, Brezilya ve Güney Afrika varyantlarında benzer mutasyonlar olduğu göz önüne alındığında, Brezilya varyantının Güney Afrika varyantına benzer şekilde davranmasının gerektiğini söylüyor.

Çalışmada ayrıca şu an Kovid-19 hastalarının tedavisinde kullanılan bazı monoklonal antikorların Güney Afrika varyantına karşı etkili olamayabileceği tespit edildi.

Salgının erken dönemlerinde Kovid-19 ile enfekte olan hastalardan alınan plazma sonuçlarına göre, Güney Afrika varyantı “B.1.351”, yeniden enfeksiyona sebep olabilir.

Dr. Ho sözlerini şöyle sürdürdü:

“Virüsün çoğalmasını durdurmamız gerekiyor. Bu durum, virüsün yayılmasını ve daha fazla mutasyonun oluşmasını durdurmak için aşıların daha hızlı bir şekilde uygulanması, maske takma ve fiziksel mesafe önlemlerine riayet edilmesi gerektiği anlamına geliyor.”

Avusturya Bilimler Akademisi Moleküler Tıp Araştırma Merkezi ve Viyana Tıp Üniversitesi’nden bilim insanları tarafından yürütülen ve “Science Immunology” dergisinde yayımlanan bir diğer çalışmada, bağışıklık sisteminin ikinci kolu olan öldürücü T bellek hücrelerine odaklanıldı. Çalışma, virüsün yeni varyantlarının bağışıklık belleği üzerindeki etkisini ortaya koydu ve yeni varyantları üreten mutasyonların, virüsün bu hücrelerden kaçma yolu olduğu tespit edildi.

Şarku’l Avsat