Myanmar ordusu, muhalifleri bastırmak için her türlü yönteme başvuruyor

Geçtiğimiz kasım ayında yapılan seçimlerde Aung San Suu Çii’nin başkanlığındaki Ulusal Demokrasi Birliği’nin (NLD) net bir zafer elde etmesinden sonra ordu, seçimleri hileli olarak nitelendirerek sivil hükümete darbe yaptı.

Sivil iktidarın geri dönmesi çağrısında bulunan toplumsal hareketin karşılaştığı baskıya rağmen, Myanmar’daki darbenin muhalifleri şehir ve kasabalarda günlük yürüyüşler düzenlemeye devam ediyorlar. Diğer yandan, Myanmar’daki Karen etnik azınlıktan isyancı bir grup olan Karen Ulusal Birliği (KNU), 12 binden fazla insanın Hava Kuvvetleri’nin etnik azınlık bölgelerine yaptığı hava saldırılarından kaçması sonrasında insani bir kriz çıkacağını kaydetti. Myanmar’daki iktidardaki askeri konsey, muhalefeti sona erdirmek için yeni yöntemlere başvurdu. Güvenlik güçlerinin devam eden baskısı karşısında büyük toplantılar nadiren görülürken, internete erişimin kesilmesi ve internet üzerinden eleştirilerde bulunanlara tutuklama emri çıkarılması için adım atıldı. Myanmar Siyasi Mahkumlara Yardım Derneği cumartesi günü yaptığı açıklamada, 1 Şubat’ta sivil hükümeti deviren askeri darbeden bu yana güvenlik güçlerinin 46’sı çocuk 550 kişiyi öldürdüğünü söyledi. İnsanlar geceleri bir araya geliyor, ancak mücadelenin ilk günlerinde on binlerce kişinin katıldığı büyük yürüyüşler büyük şehirlerde neredeyse durma noktasına geldi. Myanmar medyasında yer alan haberlere göre cuma akşamı geç saatlerde, yetkililer sosyal medyadaki etkin isimler, iki gazeteci ve 18 ünlü iş adamı için tutuklama emri çıkardı. Tutuklama emrinin gerekçesi ise söz konusu şahısların, silahlı kuvvetler mensuplarını itaatsizliğe veya görevlerini ihmal etmeye kışkırtması. Ordu, Facebook gibi sosyal medya platformlarını yasaklasa da askeri konsey, eleştirmenleri takip etmek için sosyal medyayı kullanmaya devam ediyor.

ABD, Myanmar’da internetin erişime kapatılmasını kınadı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Galina Porter yaptığı bir basın açıklamasında şunu söyledi: “Bu kararın, insanların seslerini susturmaya yol açmamasını umuyoruz.”

Karen Ulusal Birliği (KNU) cumartesi günü yaptığı açıklamada, 12 binden fazla sivilin ordunun son günlerde başlattığı hava saldırılarından kaçtığını ve bombalamanın “çok sayıda can kaybına” neden olduğunu, bir dizi okul ve köyü tahrip ettiğini ileri sürdü. KNU ayrıca 12 binden fazla sivilin kaçtığını ve bu durumun büyük bir insani krize neden olduğunu ifade etti. Geçen hafta, bu grup, askeri darbeye tepki olarak ülkenin güneydoğusundaki Karen Eyaleti’nde bir askeri üssü ele geçirdi. Ordu, buna cevap olarak 27-30 Mart tarihleri arasında bu bölgede yirmi yıldır ilk kez “KNU” mevzilerine hava saldırıları düzenledi. KNU’dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Çocuklar ve öğrenciler de dahil olmak üzere birçok sivil öldürüldü. Okullar, evler ve köyler yıkıldı. Ülkedeki tüm etnik azınlıklar güçlü adımlar atmalı ve sorumluları cezalandırmak için harekete geçmeli. Bu saldırı “büyük bir insani krize” yol açtı. Uluslararası toplum, “büyük ve küçük tüm patlayıcılar ve savaşı yaymak için kullanılan her türlü ileri teknoloji ve savaş uçaklarını silahlı kuvvetlere satmaktan vazgeçmeli. Uluslararası toplum aynı zamanda “askeri darbeye karşı güçlü ve etkili yaptırımlar” uygulamalı. Sivil hükümeti deviren darbeden bu yana, birkaç grup demokrasi yanlısı gösterilere desteklerini açıkladı ve protestoları acımasızca bastıran askeri cuntaya karşı yeniden silahlanma tehdidinde bulundu.

Geçtiğimiz kasım ayında yapılan seçimlerde Aung San Suu Çii’nin başkanlığındaki Ulusal Demokrasi Birliği’nin (NLD) net bir zafer elde etmesinden sonra ordu, seçimleri hileli olarak nitelendirerek sivil hükümete darbe yaptı. Askeri darbenin ardından Aung San Suu Çii tutuklandı ve hâlâ da tutuklu bulunuyor. BM Myanmar Özel Temsilcisi Christine Schraner Burgener, BM Güvenlik Konseyi’ni ülkede devam eden askeri şiddetle mücadele etmeye çağırdı. İsviçreli diplomat, “Konseyi, toplu eylemde bulunmak, doğru olanı ve Myanmar vatandaşlarının haklarını elde etmesini sağlamak için mevcut tüm araçları kullanmaya ve Asya’nın kalbinde çok boyutlu bir felaketi önlemeye çağırıyorum” açıklamasında bulundu. Singapur ve Çin, protestoculara karşı şiddetin tırmanması ve güvenlik güçlerinin ölümcül güç kullanmasından endişe duyduklarını söylerken, Myanmar’daki şiddet Asya’da endişeleri artırmaya devam etti.

Şarku’l Avsat