Ramazan ayı ve hurma

İlahiyat profesörünün, “Hurma sünnet değil, şımarık Araplara para kaptırmayın, incir ve kayısı tüketin” sözleri ilahiyatçıları böldü

Aşı yapmak, sakız çiğnemek orucu bozar mı? Oruçlu iken dış fırçalanır mı? Yüzerken su yutmak orucu bozar mı? Sevişilerek oruç açılır mı?

Bu ve benzeri birçok tartışma, istisnasız her ramazanda gündeme getiriliyor, televizyon kanallarında günlerce tartışılıyor. Bu tartışmalara bir yenisi daha eklenecek gibi.

Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsrafil Balcı, hurma yemenin sünnet olmadığını savundu.

İddiasını sosyal medya hesabında iler süren Balcı, orucu hurmayla açmanın sünnet olmadığını söyleyerek, iftarda hurma yerine incir ve kayısı tüketilmesi çağrısında bulundu.

“‘Kirli ticaret sünnetine’ meze olmasın”

Balcı, “Ramazan gelince hurma ticareti hız kazanır. Hurma ve başka yiyecek-içecekle oruç açma diye bir sünnet yoktur. Hurma gibi tatlı gıda yerine kendi ürünümüz olan incir ve kayısıyı tüketin. Hem bizim üreticimiz kazansın hem de paramız “kirli ticaret sünnetine!” meze olmasın” dedi.

Sosyal medyada bu çıkışı nedeniyle gelen tepkilere de cevap veren Balcı, şunları kaydetti:

“Kimin ne yediği ne giydiği umurumda değil, ben inancın ticarete meze yapıldığına, böyle bir sünnet olmadığına, sünnet diye tatlı gıda yiyecekseniz şımarık Arapları, zalim İsrail’i zengin etme yerine kendi ürünlerimizi tüketelim dedim, ne var bunda?”

Balcı’nın bu çıkışı ilahiyatçılar arasında farklı yorumlandı. Kimisi, Balcı’ya katılırken kimisi karşı çıktı.

“Peygamber Ege’de yaşasaydı orucunu incirle ile açardı” 

İlahiyatçı Prof. Dr. Mehmet Hayri Kırbaşoğlu, bu tür konuların bu şekilde gündeme getirilmesini doğru bulmuyor.

Kırbaşoğlu’na göre dinen herhangi bir yiyecekle orucu açma kuralı yok.

“Peygamberimiz, kendi döneminde onu (hurmayı) bulduğu için onunla orucunu açmıştır. Peygamber, Ege bölgesinde yaşasaydı incirle, başka yerde yaşasaydı oranın ürünü ile orucunu açardı. Dinen herhangi bir zorunluluğu yok.”

“Hurmayı milliyetçiler gündeme getiriyor”

Suudi Arabistan ile Türkiye ilişkilerinden dolayı milliyetçilerin hurmayı gündeme getirdiğini aktaran Kırbaşoğlu, “Hurma, Suudi Arabistan ile aramız iyi değildir diye Araplara karşı bir nefret aracı olarak kullanıyor. Bu doğru değil. Suudi Arabistan’ın hurması da Ege’nin inciri de benimdir. ‘Bırakın Arap’ın hurmasını’ demek ırkçılığı körükler, bunlar doğru şeyler değildir. Bunu bizim ilahiyatçı hocalar da yapıyor maalesef. Bütün İslam dünyası bir bütündür. ‘Hurma ile değil incir veya kayısı ile orucunuzu açın’ gibi söylemlere itibar etmeyin. Hurmanın da yenilmesi lazım, çünkü besleyici. Bunun siyasete alet edilmesi çirkin bir şey. İslam ülkeleri arasında dostluk duygularını pekiştirmek gerekir. Bu meseleyi düşmanlık veya nefret hissi için kullanmak çok çirkin” değerlendirmesinde bulundu.

“Hurma maddi ve manevi güç verir”

İlahiyatçı yazar Ali Eren ise hurma ile oruç açmanın sünnet olduğu görüşünde.

“‘Sünnet değil’ değerlendirmesinde bulunanların neye dayanarak bunu söylediklerini açıklamaları gerektiğini dile getiren Eren, “‘Hurma varsa hurma ile yoksa su veya tuz ile oruç açılır’. Bu sahih hadistir” dedi.

Peygamberin yaşadığı dönemde baş gıdanın hurma olduğunu, dolayısıyla hurma ile oruç açıldığını vurgulayan Eren, “Hatta sahurda da hurma yemek lazım. Hurmayı yerken eğer normal yersen maddi güç verir. Manen de istifade etmek isterseniz ayrıca da sevabı vardır” ifadelerini kullandı.

Independent Türkçe / Abdulhakim Günaydın