Velid Haduri

En büyük iki Arap petrol devletindeki güneş enerjisi projeleri

Irak ile Fransız petrol şirketi Total arasındaki anlaşmanın dikkat çekici noktası, şirketin petrol üretimi alanındaki faaliyetlerine ek olarak güneş enerjisi sektörüne de giriş yapması. Bu, petrol şirketleri arasında artmaya başlayan yeni bir olgu.

Petrol rezervleri bakımından en büyük iki Arap ülkesi olan Suudi Arabistan ve Irak, geçtiğimiz günlerde güneş enerjisi projelerini başlattı. Sürdürülebilir enerji ile elektrik üretim projeleri bölge için yeni değil. Fas, Mısır, Ürdün ve BAE’de benzer projeler bulunuyor. Gelgelelim OPEC Örgütü içinde en çok petrol üreten iki Arap ülkesinin, yaklaşık bir hafta içinde  güneş enerjisi ile elektrik üretimi yapan santraller üzerinde çalışmaya yönelmeleri, büyük Arap petrol üreticisi ülkelerin yenilenebilir enerjilere yatırım yapmaya gösterdiği ilgi ve önemi gösteriyor.

Suudi Arabistan birkaç gün önce güneş enerjisinden elektrik üretmek için 300 megawatt kurulu güce sahip Sekake Santrali’nin açılışını yaptı. Bu santral, Suudi Arabistan’da yenilenebilir güneş enerjisiyle ile elektrik üretecek benzer projeler dizisinin başlangıç noktasını temsil ediyor. Açılış töreninde, 12 Suudi Arabistanlı ve uluslararası şirketten oluşan 5 konsorsiyum ile ülkenin çeşitli bölgelerinde hayata geçirilecek diğer 7 elektrik projesinden yenilenebilir enerji satın alma anlaşmalarının imza töreni de düzenlendi. Yeni projelerin kapasitesi 3600 megawattın üzerine çıkacak. Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman açılış töreninde yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’daki yenilenebilir enerji projelerinin 7 milyon tonun üzerinde emisyonu azaltarak küresel ısınmaya yol açan sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yapacağı katkıya işaret etti. Prens Abdülaziz bin Selman, yenilenebilir enerji projelerinin öneminin altını çizdi ve bunları, Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu’nun tüm enerji sistemi ve özellikle de elektrik sektörüyle ilgili hedefleri için önemli olan bir dizi stratejik amaca ulaşmaya yönelik pratik adımlar olarak tanımladı. Suudi Arabistan Enerji Bakanı, Suudi Arabistan’ın “günde yaklaşık 1 milyon varil petrol ve diğer sıvı yakıta eşdeğer doğalgaz ve yenilenebilir enerji kullanımını” amaçlayan çabalarının bir parçası olarak çeşitli kaynaklara yönelik daha fazla proje planladığını da sözlerine ekledi.

Suudi Arabistan’ın “küresel ısınmaya neden olan sera gazı emisyonları dengesinin restorasyonunun hızlanmasına katkıda bulunan döngüsel karbon ekonomisi kavramını” benimsediğini belirtti. Ardından şunu ekledi, “Buna ilaveten, güneş enerjisi, önümüzdeki dönemde Suudi Arabistan’da art arda açıklanacak yeni projelerin odak noktası olacak. Suudi Arabistan’daki projelerin çoğu güneş enerjisinden elektrik üretmeye dönük olacak.” Pens Abdülaziz bin Selman, yeni projelerin kilowatt saat başına 1.04 sent ile dünyada güneş enerjisinden satın alınan elektrikte en düşük maliyeti kaydederek yeni rekorlar kırdığını da ifade etti.

Öte yandan Irak Petrol Bakanlığı, Fransız Total Şirketi ile ilk aşamada kurulu gücü 1 gigawatta ulaşacak fotovoltaik güneş enerjisi santrali dahil olmak üzere bir dizi enerji projesi için anlaşma imzaladı. Anlaşma, Irak’ın orta ve güney kesimlerinde doğalgazı işlemek için sanayi birimleri tesis etmeyi de içeriyor. Buna ilaveten Irak şu anda 700 megawatt ek elektrik üretimi için yatırım yapmayı planlıyor. Hedef, 2030 yılına kadar güneş enerjisi ile elektrik üretim kapasitesini 10 gigawatta yükseltmek ve bu sayede ülkede yaşanan sürekli elektrik kesintilerini çözmenin yanı sıra karbon emisyonlarını azaltmak ve petrolün yerini sürdürülebilir enerjinin almasını sağlamak.

Irak ile Fransız petrol şirketi Total arasındaki anlaşmanın dikkat çekici noktası, şirketin petrol üretimi alanındaki faaliyetlerine ek olarak güneş enerjisi sektörüne de giriş yapması. Bu, petrol şirketleri arasında artmaya başlayan yeni bir olgu.

Dev petrol şirketlerinin yenilenebilir enerjilere ilgisine bir başka örnek; geçtiğimiz birkaç gün içinde, BP ile Volkswagen Elektrikli Araçlar Grubu’nun, İngiltere, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde elektrikli otomobiller için tesisler, araçlar ve istasyonlar inşa etmek için birlikte çalışmak üzere imzaladıkları anlaşmadır. Projenin amacı, birbirlerinden 20 dakika uzaklıkta olacak bu ortak istasyonlar ile BP’nin Almanya’da nüfusun yaklaşık yüzde 90’ına, Britanya’da ise tüm istasyonlarında elektrikli araç sahiplerine araç ve hizmet garantisi sunmak.

Tüm büyük ülkeler dahil olmak üzere 194 ülke tarafından imzalanan Paris İklim Anlaşması’nın en önemli hedeflerinden biri, uluslararası toplumun sıcaklık artışını sınırlamasıdır. Sanayi Devrimi öncesi dönemin oranlarına kıyasla sıcaklık artışını yıllık 2 santigrat derecenin altında (yaklaşık 1.50 santigrat derece) tutma taahhüdü yoluyla küresel ısınmayı durdurmaktır.

Paris Konferansı, anlaşmazlıkların ve dünyanın birçok ülkesinin çıkarlarının üstesinden gelmeyi başardı. Aynı zamanda hem hükümetler hem de şirketler ve ardından tüketiciler için zor ve maliyetli kararlar almayı gerektirdi. İngiltere (2025), Avrupa (2050) ve Çin (2060) gibi tüm hükümetler benzinli ve dizel araçların satışını yasaklayan yasalar çıkarmalı. Başkan Trump döneminde ertelenen bu konuda Başkan Biden yönetimindeki ABD de bir karar alma sürecinde. Keza hükümetler ve şirketler de küresel ısınmayı azaltmak için yatırımlar yapıyorlar. Bloomberg’e göre, piyasa değerine göre en büyük 5 ABD şirketi, ki tümü de teknoloji şirketi, karbon ayak izini azaltma taahhütlerinin çoğunu yerine getirdiler.

*Velid Haduri- Enerji konusunda uzman, Iraklı yazar

Şarku’l Avsat