Bilim çevreleri ‘ilaç şirketlerinin açgözlülüğünü’ kınadı

Ayrıca hükümetleri salgına karşı ihmalkar davranmakla suçladılar.

Viral ve epidemiyolojik bilimlerde ilk küresel referans olan Robert Webster’in imzasını taşıyan ve prestijli Nature dergisinin son sayısında yayınlanan başmakale, Kovid-19 ile mücadeleyle doğrudan ilgilenen bilim ve sağlık camiasında büyük bir ilgi uyandırdı. Söz konusu makalede ilaç şirketlerinin açgözlülükleri nedeniyle eleştirilirken, hükümetler ise  uzmanların 17 yıldır ortaya çıkmasını bekledikleri koronavirüs türünden bir pandemiyle karşı karşıya kalma durumuna hazırlık olarak antiviral ilaçlar geliştirme ve saklama konusundaki ihmalkarlığından dolayı eleştirildi.

Şu anda ABD Memphis Üniversite Hastanesi’nde fahri profesör olarak görev yapan influenza alanında uluslararası uzman Robert Webster, Kovid-19 aşılarına yönelik mevcut hırsın dünyaya, salgına karşı diğer mücadeleyi unutturduğunu, yani yatırım için çok az ilgi gören antiviral ilaçlar geliştirilmesi noktasına dikkati çekti. Webster açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

“Aşıların Kovid-19’u bu derece hızlı bir şekilde durdurması noktasında dünyada büyük umutların olduğuna şüphe yok. Ancak uzun vadede kesin çözüm, virüse karşı etkili tedaviler geliştirmektir. Dünya bugün bunlardan ayıplanacak bir şekilde yoksun ve bunlar geçmiş yıllarda geliştirilebilirdi.”

Bugün doktorların salgın hastalıklarını tedavi etmek için ellerinde bulunan tek antiviralin remdesivir olduğunu belirten Webster, bunun bir ilaç olmasına rağmen, hepatiti tedavi etmek için geliştirildiğini ve daha sonra Ebola virüsüne karşı etkili olduğu kanıtlanınca diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığını ifade etti. Webster, viral ve epidemiyolojik bilimlerde önde gelen uluslararası uzmanlardan oluşan bir grupla birlikte, 2004 yılından bu yana bir sonraki pandemiye hazırlanmak için çağrıda bulunuyor. Grup, çoğu kez tüm bunların solunum virüsüne neden olacağını ve yeterli miktarda antiviral ilaç geliştirme, saklama, önleyici sistemleri ve birincil tıbbi hizmetlerin güçlendirilmesi ihtiyacını vurguladılar. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), koronavirüs ailesine ait SARS virüsünün yayılması sonrasında üye devletlere bu çağrıları yaparak tavsiyelerde bulunmuştu. Ancak virüsün yayılması küresel bir pandemi ilan etme boyutuna ulaşamayarak Asya ve Kanada ile sınırlı kaldı. Salgın bu bölgelerde yaklaşık 8 bin vaka ve 800’den fazla ölüme neden oldu.

Webster açıklamasında, “Bunu söylemek tuhaf olsada bizler bugün şanslıyız. Çünkü bu virüsün öldürme yeteneği, daha yüksek bir bulaşma hızına sahip olan Kovid-19’dan on kat daha güçlüydü. Aksi takdirde dünya şimdi 30 milyon ve belki de daha fazla can kaybı için ağlıyor olabilirdi” diye konuştu. Webster bilim adamlarının ve uzmanların yaklaşık yirmi yıldır tekrarladığı tüm öneri ve uyarılara rağmen dünyanın, özellikle de zengin ve gelişmiş ülkelerin etkili bir antiviral ilaç geliştirme konusunda geri kaldıklarının nedenlerini sorduğunda, “hükümetlerin dar görüşlülüğü ve bir zamanlar sayfa SARS krizinden çıkarılan dersleri tamamen unutan büyük ilaç şirketlerinin açgözlülüğü dışında hiçbir cevap bulamadığını” vurguladı.

Webster başyazısında, sağlık krizlerini yönetmeye ve gelecek yıllarda ortaya çıkacağını iddia ettiği pandemilerle mücadeleyi planlamaya başvurmanın bilimsel kanıtlar ve uzman görüşleri çerçevesinde gerçekleşmesi ve sadece bir sonraki seçimleri hesaba katan küçük siyasi hesaplamalar ve dar ekonomik çemberden çıkması gerektiğini vurguladı. Öte yandan, bilimsel, ekonomik ve siyasi çevrelerde destek çemberinde genişleyen bir eğilim olduğu ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in güçlü bir destek sağladığı biliniyor. Guterres, yoksul ve gelişmekte olan ülkelerin temel ihtiyaçlarını elde etmelerini kolaylaştırmak ve  temel sağlık hizmetlerini geliştirmede onlara yardımcı olmak amacıyla ilaç endüstrisi sektörünü yeniden düzenleyecek uluslararası bir anlaşmanın hazırlanmasını denetlemek ve Kovid-19 gibi büyük sağlık krizleriyle başa çıkmak için uluslararası bir otorite oluşturulmasını tavsiye etmişti.

Şarku’l Avsat