CENTCOM Komutanı Kenneth McKenzie

CENTCOM Komutanı: ABD, Suudi Arabistan’a füze ve SİHA saldırılarını engellemek için destek sağlayacak

ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Kenneth F. McKenzie, ABD’nin Suudi Arabistan’ın kendisini savunmasına destek sağlamaya devam edeceğini vurguladı. Orgeneral McKenzie, Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi’nde dün yaptığı açıklamada, İran’ın Suudi Arabistan’a saldırmak amacıyla Yemen’deki Husi milislerine silah, teçhizat ve askeri eğitim sağladığını belirtti.

Husilerin son haftalarda Suudi Arabistan’da sivil ve askeri hedeflere yönelik İran’ın da yardımıyla 150’den fazla balistik füze ve insansız hava aracı saldırısı gerçekleştirdiğini belirten McKenzie, ayrıca bu yılın Ocak ayından bu yana altyapıyı hedef alan saldırılar düzenlediklerini kaydetti.

Washington’un Husi saldırılarını engellemesine yardımcı olmak için Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri’ne bilgi vermeye çalıştığını vurgulayan McKenzie, “ABD’nin Krallığa yaptığı yardım, Husilerin insansız hava araçları, balistik füzeler ve uluslararası yasaları ihlal eden ve diplomatik çabaları tehdit eden patlayıcı yüklü teknelerle düzenledikleri saldırıları püskürtmek için Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetlerine bilgi sağlamaya odaklanıyor” dedi.

ABD’li komutan, İran’ın vekilleri aracılığıyla bölgeyi istikrarsızlaştırma çabalarının devam ettiğini vurgulayarak, Husi saldırılarının amaç ve niteliklerindeki çeşitliliğe işaret etti. McKenzie, “İran’ın Husilere saldırılarını gerçekleştirmeleri için sağladığı ölümcül yardım, Yemen’deki çatışmayı uzatacak, bölgede gerginliği ateşleyecek ve Suudi Arabistan’ın güvenliğini tehdit edecek. Aynı zamanda Yemen halkının acısını artırarak onlara yiyecek, su ve tıbbi yardımın ulaştırılmasını engelliyor” dedi.

ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi James Inhofe ise, Suudi Arabistan’ın sınırlarına yönelik Husi saldırılarına karşı kendini savunma hakkını vurgulayarak, “ABD yönetiminin bunu anlaması gerekiyor. Çünkü ABD de sınırlarında benzer saldırıların meydana gelmesi durumunda aynı şeyi yapardı” dedi.

Inhofe ayrıca, ABD yönetimini Tahran’a yönelik yaptırımların kaldırılmaması konusunda uyararak, İran’ın yaptırımlardan elde edilen parayı bölgedeki terörü finanse etmek için kullanacağını belirtti.

İran’dan Husi itirafı

ABD’nin Tahran hakkındaki açıklamaları, İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutan Yardımcısı Rüstem Kasımi’nin bir televizyon kanalına verdiği röportajda, Tahran’daki yetkililerin Husileri silahlandırma ve eğitmeye yönelik açıklamalarıyla eşzamanlı geldi. Söz konusu açıklamalar Yemen hükümetinin kınamasına ve uluslararası toplumun Husilere silah akışını durdurmak için müdahale talebini yinelemesine yol açtı.

İranlı komutan Kasımi, İran’ın Husilere silah sağladığını ve askeri alanda gelişmelerine yardım ettiğini itiraf etti. Ayrıca, darbeci örgüte yardım etmek için bölgede askeri danışmanların bulunduğunu doğruladı. Kasımi röportajında, “Husilere askeri danışmanlık yardımı sağlıyoruz. Husilerin sahip olduğu silahlar bizim yardımımızın bir sonucudur” ifadesini kullandı.

Kasımi, ülkesinin silah üretme teknolojisini Husilere aktardığını kabul ederken, Yemen’deki silah endüstrisinin Husiler tarafından yönetildiğini ve milislerin yanında bulunan danışman sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini iddia etti.

Devrim Muhafızları Komutanı açıklamasında, ülkesinin artık Husilere silah göndermesine gerek kalmadığını, ancak daha önce ülkesinin örgüte sağladığı desteği kademeli olarak azaltmak amacıyla Husilere sınırlı bir şekilde silah gönderdiğini belirtti.

İranlı yetkilinin açıklamaları, ABD’nin hakkında bilgi verenlere ödül vereceğini ilan ettiği Abdurrıza Şehlai liderliğindeki yüzlerce Devrim Muhafızı üyesinin Yemen’de bulunduğunu gösteren raporların çoğuyla çelişiyor.

Yemen’den tepki

Yemen Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Muammer el-İryani yaptığı açıklamada, “Sonuncusu Kudüs Gücü Komutan Yardımcısı’nın açıklaması da (Rüstem Kasımi) dahil olmak üzere İran rejimi liderlerinin açık itirafları, Tahran’ın darbedeki rolünü, Husi milislerine askeri desteğini ve Husiler ile sahadaki savaşa katılımını (uluslararası yasaların ve sözleşmelerin ve uluslararası toplumun iradesinin açık bir ihlali olarak) açıkça gösteriyor” dedi.

Yemenli Bakan, bu açıklamaların İran’ın Yemen’de güvenlik ve istikrar açısından istikrarsızlaştırıcı rolünü, savaşın bıraktığı insani trajedinin sorumlusu olduğunu ve Tahran’ın bölgedeki yayılmacı gündemini uygulamak için Husi milisleri bir araç olarak kullandığını gösterdiğine dikkati çekti. Ayrıca bölgede kaos ve terörizm yayma ve Kızıldeniz ve Bab’ul Mendeb’de uluslararası çıkarları tehdit etme politikalarını kanıtladığını belirtti.

Bakan İryani açıklamasında, siyasi ve sosyal açıdan farklılıklarıyla tüm Yemenlilerin, pusuda bekleyen ve kimliklerini, bugününü ve geleceğini hedef alan düşman ile verdikleri savaşın tabiatının anlaşılmasını ve aynı zamanda İran’ın yayılmacı politikasına ve Yemen’de aracı olarak kullandığı Husilere karşı birleşmeyi talep ettiklerini vurguladı.

Yemenli bakan, Birleşmiş Milletler’in (BM) tüzük ve ilkelerine uygun olarak uluslararası toplumu, BM ve BM Güvenlik Konseyi’ni sorumluluklarını yerine getirmeye, İran rejimine güvenliği, istikrarı bozan müdahalesini, Yemen ve bölgenin istikrarı ile krizin barışçıl bir şekilde çözülmesi için gösterilen çabaları baltalamadaki rolünü engellemesi için baskı yapmaya çağırdı.

Şarkul Avsat