BM, Husilerin Afrikalı mültecilere yönelik suçlarını soruşturmuyor

Uluslararası Göç Örgütü, Yemen’deki 32 binden fazla göçmenin  barınak, yiyecek, su ve sağlık gibi temel ihtiyaçlara çok sınırlı erişimin olduğu, bakımsız koşullarda mahsur kaldıklarını tahmin ediyor.

Husi katliamından sağ kurtulan düzinelerce Afrikalı mülteci, Sana’a’daki pasaport kontrol tesisinde Aden’deki Birleşmiş Milletler bürolarının yakınında ve yerleşkeyi çevreleyen ağaçların altında kalıyor. Güneşten korunmak için kumaşları kullanan sığınmacılar kendi aralarında voleybol oynayarak vakit geçiriyorlar. Hükümet, uluslararası kuruluşların taleplerine yanıt verme konusundaki isteksizliğinden ve Afrikalı aktivistlerin 2021 Mart ayı ortasında 47 kişinin ölümüne ve iki yıl içinde 22 binden fazla mültecinin zorla sınır dışı edilmesine yol açan suçla ilgili soruşturma ekipleri oluşturmalarından şikayet ediyor.

Öğleden sonra, Uluslararası Göç Örgütü tarafından getirilen seyyar bir mutfakta, yakındaki küçük bahçeyi giysilerini temizlemek ve yıkanmak için kullanan çocuklar ve kadınlar da dahil olmak üzere sığınmacılar için kahvaltı yemekleri hazırlanıyor. Öğleden sonra ise erkekler voleybol oynamak için  gruplar halinde şehrin ana meydanlarına dağılıyorlar. Zira BM ofislerinin büyük bir çoğunluğunda iftara kadar vakit geçirmek için voleybol oynamaları için fileler bulunuyor. Çoğunluğu Ormu etnik kökeninden olup ülkelerine dönmeyi reddeden bu kişiler, Etiyopya’nın savaş ve çatışmalara sahne olduğunu dolayısıyla ya cephelerde savaşmak zorunda kalacakların ya da açlıktan öleceklerini söylüyorlar.

Şarku’l Avsat’a konuşan Yemenli bir yetkili, Afrikalı aktivistlerin Sana’daki bir tutukevinde Husi milisler tarafından yakılan mülteciler meselesini soruşturmak için uluslararası bir soruşturma ekibi kurma talepleri karşısında BM’nin meşru hükümetin isteklerine kayıtsız kaldığını söylüyor. Yetkili küresel olarak birçok çevreye seslenmelerine rağmen karşılık alamadıklarını ve Husi milislerin hakimiyeti altındaki bölgelerde işlenen suçlar karşısında BM’nin sessiz kaldığını vurguluyor.

İsminin açıklanmasını istemeyen Yemen hükümeti yetkilisi Husilerin bugüne kadar herhangi bir uluslararası soruşturma ekibinin kontrol alanlarına girmesine izin vermemesine rağmen BM örgütlerinin milisler tarafından işlenen korkunç suçları kınadıklarını ifade etmek için yumuşak bir dil kullandığını not ediyor. Bunun son kanıtı olan Pasaport dairesinde 47 kişinin ölümüne ve iki yüz kişinin de yaralanmasına neden olan yüzlerce Afrikalı sığınmacının yakılması olayı, sonra da saflarında savaşmaları veya ağır para cezaları ödemeleri için onlarla pazarlık yapmaları, bu taleplerini reddetmeleri üzerine ise hayvan taşıma araçlarına doldurmak suretiyle su ve gıda imkanlarından uzak bölgelere atılmalarıdır.

Afrika Boynuzu’ndan Yemen’e yönelik seyahatlerle ilgili tehlikelere, kötü yaşam koşullarına ve özellikle Husi kontrolündeki bölgelerde sığınmacılara yönelik gerçekleştirilen ihlallere rağmen, özellikle Etiyopya’dan Yemen’e mülteci akışı devam etti. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) rakamlarına göre 2020 yılının aynı döneminde 27 bin 48 kişinin 2019 yılında ise 37 bin 109 kişinin göç etmesine kıyasla bu yılın başında bu yana kadar göç edenlerin sayısı 5 bin kişiye ulaştı.

Uluslararası Göç Örgütü, Yemen’deki 32 binden fazla göçmenin  barınak, yiyecek, su ve sağlık gibi temel ihtiyaçlara çok sınırlı erişimin olduğu, bakımsız koşullarda mahsur kaldıklarını tahmin ediyor.

Uluslararası Göç Örgütü’nün son raporlarına göre, Sana’daki göçmen tutukevinin kapatılmasına rağmen, güney şehirlerine doğru zorla nakiller devam ediyor.

Göçmenler genellikle devlet kontrolündeki kontrol noktalarının yakınına atılıyor ve daha sonra 6 binden fazla göçmenin mahsur kaldığı Aden’e gitmek zorunda kalıyorlar. Uluslararası Göç Örgütü, Kasım 2019’dan bu yana 22 binden fazla göçmenin bu şekilde zorla nakledildiğini tahmin ediyor.

Yemenli yetkili, BM Güvenlik Konseyi uzmanlarının, yeni hükümetin gelişi üzerine Aden Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan terör saldırısını soruşturma talebinden bahsederek ve şöyle dedi: “Talep şaşırtıcı çünkü hükümet ve koalisyon tarafından yürütülen tüm soruşturma sonuçlarının bir nüshası Birleşmiş Milletler’e teslim edildi ve uluslararası örgüt uzmanlarına bombalamanın etkileri ve el konulan deliller hakkında brifing verildi. Bunlardan ilki, Husi milislerinin bugüne kadar sürekli işlediği suç ve ihlalleri araştırmaktı.

Şarku’l Avsat