ABD, koronavirüs aşılarının patentlerinin askıya alınmasını destekleyerek müttefiklerini şaşırttı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün Kovid-19 aşılarının patentlerinin iptali fikrine destek verdiğini belirtti ve hükümetini Rus aşılarının patentlerinin iptali konusunu incelemeye çağırdı.

Washington, geçtiğimiz çarşamba günü Hindistan’a ve gelişmekte olan fakir ülkelere yardım etmek amacıyla, yeni tip koronavirüs hastalığına neden olan SARS-CoV-2 virüsüne karşı geliştirilen aşıların patenlerinin askıya alınmasına desteğini açıklaması ile müttefiklerini şaşırttı. Söz konusu karar, en etkili aşıları üreten büyük küresel ilaç şirketlerinin bulunduğu ABD’nin tutumundaki köklü bir değişimi temsil ediyor.

Küresel bir krizin çözümüne yönelik ‘tarihi’ bir adım

Geçtiğimiz günlerde ABD yönetiminin tutumundaki bir değişiklik olduğuna dair işaretler görülmüştü. Bunu Washington’un Dünya Ticaret Örgütü’nde, geçtiğimiz yıl Hindistan ve Güney Afrika’nın aşı patentlerini pandeminin sonuna kadar askıya alınmasına yönelik yaptıkları öneriyi destekleyen taraflar ile karşı çıkan zengin ülkeler arasındaki görüşleri birbirine yaklaştırmaya yönelik büyük çabaları takip etti. Ancak çarşamba günü ABD Ticaret Temsilcisi Katherine Tai tarafından yayınlanan duyuru, geçen ayın sonlarına kadar söz konusu öneriye karşı çıkan ülkelerin yanında yer alan ABD’nin tutumunun tam tersi yönde değiştiğini ortaya koydu.

Tai açıklamasında, “Salgın küresel bir sağlık krizidir. Salgının olağandışı koşulları olağandışı önlemlerin alınmasını gerektiriyor. ABD yönetimi, fikri mülkiyet haklarının korunmasına güçlü bir şekilde güvence altına alsa da salgını sona erdirmek için Kovid-19 aşılarının bu korumalarının askıya alınmasını destekliyor” dedi.

Ancak Tai, ABD’nin bu adımının memnuniyetle karşılanmaya başlanmasından önce, beklentileri hafifletmeye çalışarak şunları söyledi:

“Şüphesiz ilgili sorunların karmaşıklığı ve bu konuda fikir birliğine varma ihtiyacı dikkate alındığında, bu konudaki müzakerelerin tamamlanması için biraz zaman gerekiyor.”

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus tarafından ‘tarihi bir karar’ olarak nitelendirilen ABD’nin bu hamlesi Hindistan’daki son derece kötü durumdaki epidemiyolojik sahnenin zengin ülkelere, herkes virüse ve yeni mutasyonların ortaya çıkma risklerine karşı güvende olana kadar, kimsenin virüse karşı güvende olmayacağını hatırlatan uyarı ziline dönüştüğü bir zamanda geliyor.

WHO Genel Direktörü Ghebreyesus ABD’nin bu kararını destekleyen ilk kişi oldu. Ghebreyesus Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

“ABD’nin bu kritik zamanlarda tüm insanların refahına öncelik vererek aşıların eşitliğine yönelik aldığı bu tarihi kararı takdir ediyorum. Şimdi hepimiz hızlı bir şekilde ve dayanışma içinde, hayat kurtaran Kovid-19 aşıları üreten bilim adamlarının becerilerini ve taahhütlerini temel alarak hareket edelim.”

Avrupa’nın açılımı ve Rusya

Avrupa Birliği (AB), ABD’nin, Hindistan ve Güney Afrika’nın Dünya Ticaret Örgütü’ndeki yüzden fazla ülke tarafından desteklenen patentlerin askıya alınması önerisi karşısında en çok şaşıran taraflardan biri oldu. Ancak AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD’nin hamlesini memnuniyetle karşıladı. Komisyon Başkanı İtalya’nın Floransa kentindeki Avrupa Üniversite Enstitüsü’nde dün (Perşembe) verdiği bir konferansta, AB’nin Washington’un önerisini tartışmaya hazır olduğunu söyledi. Von der Leyen Avrupa’nın, aşılama kampanyaları başlatıldığından bu yana Avrupa’nın 28 milyon doz İngiltere’ye ve 72 milyon doz Japonya’ya yapılan ihracatlar da dahil olmak üzere diğer ülkelere aşı ihracatını durdurmadığını hatırlattı ve “Bugün Avrupa dünyanın eczanesi ve bundan gurur duyuyoruz” dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise, şimdiye kadar bu konuda çekingen bir tutuma sahip olmasının ardından ‘fikri mülkiyetin kaldırılmasına tam destek verdiğini’ ifade etti.

Macron, bu karara önceleri karşıydı zira 23 Nisan’da fikri mülkiyetin aniden kaldırılmasına karşı olduğunu söylemiş ve konunun teknoloji sevkiyatı ilgili olduğunu açıklamıştı. Dün yaptığı açıklamada konuya ilişkin tutumu ile ilgili olarak “Basit bir şekilde söylediğim ve doğru olan şey, aşılamaya katılımın yüksek olması sebebiyle aşıya erişimi zor bir hale getirmesidir. Fikri mülkiyet haklarını Afrika’daki ilaç şirketlerine devredebilirler ancak orada (Mesajcı RNA) teknolojisini üretecek bir platformları yok. Konumuz teknoloji sevkiyatı ve bilgi transferi sayesinde Afrika’da bu tür aşıları üreten platformlar oluşturulmasıdır” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise, dün Kovid-19 aşılarının patentlerinin iptali fikrine destek verdiğini belirtti ve hükümetini Rus aşılarının patentlerinin iptali konusunu incelemeye çağırdı.

Putin televizyonda yaptığı açıklamada “Avrupa’dan bence dikkat çekici olan bir fikir duyuyoruz: Tüm Kovid-19 aşılarının patentlerinin iptal edilmesi. Rusya böyle bir adımı kesinlikle destekleyecek” ifadeleri kullandı ve ekledi:

“Birçok kez söylediğim gibi… Maksimum kârı nasıl elde edeceğimizi düşünmek yerine, insanların güvenliğini nasıl sağlayacağımızı düşünmeliyiz.”

Müttefiklerin utanması

Dünya Ticaret Örgütü’ndeki (DTÖ) diplomatik kaynaklar, DTÖ’deki bu öneriye karşı çıkan AB ülkeleri, İngiltere ve İsviçre’nin hissettikleri utancı gizlemediğini söylüyor. Öneriye karşı çıkanlar, fikri mülkiyet korumasının askıya alınmasının, aşıların güvenliğini tehdit edebileceği için istenen sonuçları tersine çevireceğini düşünürken ABD’nin tutumundan bunun tam tersi anlaşılıyor.

ABD’nin girişimi ile ilgili olarak, AB Komisyonu sözcüsü dün “Kısa vadede gerekli olan, üretici ülkelerin aşıların ihracatına izin vermesidir. AB krizi pratik ve etkili bir şekilde ele almak için her türlü öneriyi tartışmaya hazır” dedi.

DTÖ Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iwela tarafından, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerden büyükelçilerle Hindistan ve Güney Afrika’nın önerisini tartışmak için bir zaman çizelgesi üzerinde anlaşmaya varmak için düzenlenen basına kapalı toplantının ardından, ABD Ticaret Bakanı yaptığı açıklamalarda Washington’un iki tarafı birbirine yaklaştırmak için sarf ettiği çabalara dikkati çekti. ABD’nin de desteğini alan önerinin 8-9 Haziran’da düzenlenecek olan Genel Konsey toplantısından önce DTÖ’nün bu ayın sonlarına doğru düzenlenecek olan açık oturumunda tartışılmasına karar verildi.

Dünyada genelindeki aşılama kampanyalarının seyrinin, zengin ülkeler ile diğer ülkeler arasında aşı dağıtım hızlarındaki büyük farklılıkların, patentlerin askıya alınma önerisini destekleyen kişilere güçlü bir destek kazandırdığından şüphe yok. Aynı şekilde Hindistan’ı vuran salgın dalgasının şiddeti, fakir ülkelerdeki aşılama kampanyalarını hızlandırmak için acil önlemler alınması gerekliliğini ortaya çıkardı.

Avrupa ülkeleri, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından denetlenen COVAX programı aracılığıyla gelişmekte olan ülkelere yardım sağlanması çağrılarına yanıt verip, şu ana kadar AB ülkelerine dağıtılan aşı miktarlarına eşit miktarlarda aşı ihracatlarına izin verirken, ABD’nin vatandaşlarını aşılamaya odaklandığını ve savaş zamanlarında geçerli olan OHAL yasasını kullanarak aşı ihracatını yasakladığını hatırlatmak gerekiyor.

Bazı kişiler, ABD nüfusunun yüzde 57’sini aşılamış olması sebebiyle söz konusu kararın siyasi bir boyut kazandığını düşünüyor. Zira ülkenin temmuz ayı başlarında sürü aşılamasına ulaşması bekleniyor bu da, Başkan Joe Biden yönetiminin aşılama kampanyası için belirlediği planının meyvelerini toplamasına ve özellikle Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin yaptığı yardım çağrısından sonra gelişmekte olan ülkelerin taleplerine cevap vermesini sağlıyor.

Şarku’l Avsat