Yemenli bakan: Safir petrol tankerine karşı bölgesel hazırlık yapılmalı

Yemenli bakan: Safir petrol tankeri felaketine karşı “bölgesel hazırlık” yapılmalı

Yemen Su ve Çevre Bakanı Mühendis Tevfik Abdulvahid Ali eş-Şercebi, dün (Cumartesi) yaptığı açıklamada Kızıldeniz’e kıyısı olan ülkelerin Safir petrol tankerinin potansiyel felaketiyle yüzleşmeye hazır olmalarının önemini vurguladı. Husi milisleri şimdiye kadar tankerin Birleşmiş Milletler teknik ekibi tarafından teftiş ve bakımına izin vermedi. Husiler ayrıca, 1,1 milyon varil olduğu tahmin edilen donmuş petrolü boşaltmayı da reddediyor.

Yemen hükümetinin Safir petrol tankerini “Yemen, bölge ve uluslararası deniz seyahati için çok ciddi bir tehdit” olarak gördüğünü söyleyen Şercebi, “Yemen hükümeti Kızıldeniz ve Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler ve Kızıldeniz ve Aden Körfezi Kıyısındaki Arap ve Afrika Ülkeleri Konseyi ile koordineli olarak, yaklaşmakta olan çevresel ve insani felaketin yansımalarına önceden müdahale etmeye ve yanıt vermeye büyük önem veriyor” diye konuştu.

Yemenli bakanın açıklamaları, Mısır’ın Hurgada kentinde sahillerdeki petrol sızıntılarına müdahale amaçlı ortak bir teknik tatbikatın yapılmasının ardından geldi. Bu tatbikat, Suudi Arabistan’ın daveti üzerine geçen Eylül ayında, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) Çevre İşlerinden Sorumlu Bakanlar Kurulu’nun Safir petrol tankerinin çevresel tehlikesini tartışmak üzere acil toplanmasının ardından alınan kararların hayata geçirilmesi bağlamında yapıldı.

Hudeyde kıyılarında yüzen Safir petrol tankerinin sızıntı, patlama veya batma tehlikesi ile yüzleşmenin öneminin, tankerin aşınma ve yıpranma nedeniyle artan çökme riskinin ve 2015’ten bu yana bakımının yapılamamasının ışığında ortaya çıktığını söyleyen Şercebi, “Safir petrol tankeri, Husi  milislerinin uzlaşmazlığı, korkunç sonuçlara ilişkin uluslararası uyarılara yanıt vermemesi ve Birleşmiş Milletler personelinin tankeri denetlemesi ve felaketi önlemek için gerekli işlemleri yapmasına müsaade etmemesi üzerine daha da tehlikeli bir hale geldi” dedi.

Petrol sızıntısıyla mücadeleye hazır olmanın mevcut tehlike ışığında “son derece önemli” olduğunu belirten Yemen Çevre Bakanı, “Kızıldeniz ve Akdeniz’e kıyısı olan Arap ve bölge ülkeleri arasında teknik uzmanlık alışverişi yapılmalı. Deniz afetleriyle başa çıkmak için geçerli müdahale planları ve mekanizmalarına göre, afetle yüzleşmek üzere ortak bir acil durum planı hazırlanması için sürekli koordinasyon sağlanmalı” şeklinde konuştu. Yemen hükümeti, dünya bölgedeki en büyük çevresel ve insani felaketlerden birine uyanmadan önce petrolün boşaltılmasını ve tankerin elden çıkarılmasını sağlamak için bu milislere karşı bağlayıcı ve caydırıcı önlemler alınması gerektiğini Güvenlik Konseyi’ne bildirdi.

Daha önce, diplomatik kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Birleşmiş Milletler’in Husi yetkilileriyle teknik ekibin Safir petrol tankerini denetlemesi konusunu en kısa sürede görüşmek üzere bir toplantı yapmak istediğini aktardı.

İsimlerini açıklamak istemeyen kaynaklar, toplantının yeri veya iki taraf arasındaki engellerin aşılması için sunulacak öneriler hakkında daha fazla detay vermedi.

Bu haberlere yanıt olarak, Yemen hükümeti, Husi milislerini Safir petrol tankerinin bakımına izin vermeye ikna etmeyi amaçlayan uluslararası çabaların fizibilitesini sorguladı ve İran destekli grubun uzlaşmazlığı nedeniyle yarıda kalan önceki çabalara benzer şekilde bu çabaların da “başarısızlık” ile sonuçlanacağını öne sürdü.

Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “Birleşmiş Milletler ile İran destekli Husi milisleri arasında Safir petrol tankeri konusunda yeni bir müzakere turu denemesi fiyasko ile sonuçlanmaya mahkumdur. Milislerin diyalog dilini anlamadığını ve bu dosyayı pazarlık ve siyasi şantaj için bir malzeme olarak kullandığını kanıtlayan önceki deneyimler, veriler ve diyalog turları bunu göstermektedir.  Safir petrol tankerinin sızması, batması veya patlaması sonucu oluşabilecek felaketin önlenmesi için Birleşmiş Milletler’in son yıllarda yürüttüğü tüm çabalar, terörist Husi milislerinin devam eden uzlaşmazlığının bir sonucu olarak fiyaskoyla sonuçlandı. Milisler, uluslararası bir ekibin tankeri denetlemesine ve teknik durumunu ve bakımını değerlendirmesine izin verme yükümlülüklerinden birden fazla kez çekildi. Uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri, dosyayı çözmek ve insanlık tarihindeki en büyük çevresel, ekonomik ve insani felaketten kaçınmak için tek seçenek olan Husi milislerine azami baskı uygulama politikasına başvurmalıdır. Bu felaket gerçekleşirse milyonlarca insan bundan etkilenecek ve bölge ve dünya on yıllar boyunca bunun bedelini ödeyecek.”