Martin Griffiths (Şarku’l Avsat)

Griffiths’ten Husilere Marib’e yönelik saldırıyı sonlandırma çağrısı

Griffiths, Yemen’de diplomatik ivmeyi yakalamanın önemini vurguladı.

Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths, Husi milis lideri Abdulmelik el-Husi gerekleştirdiği görüşmenin ardından dün, ülkeye barış getirme planının başarılı olacağından umutlu bir şekilde Sana’dan ayrıldı. Husi grubunun resmi kaynakları tarafından yapılan açıklamada savaşı durdurma ve siyasi istişareleri sürdürme yönünde, BM planındaki insani adımların önceliğine bağlılık teyit edildi.

Yaklaşık 14 ay süren kesintinin ardından pazar günü milis liderleriyle Sana’da bir araya gelen Griffiths, ABD de dahil olmak üzere uluslararası ve bölgesel düzeyde destek alan planını başarıya ulaştırmak için gösterdiği çabalar bağlamında milis grubun liderleriyle görüştü.  Görüşme Griffiths’in Riyad ve Maskat ziyaretlerinin ardından gerçekleşti.

Dün Sana Havalimanı’nda basın toplantısı düzenleyen Griffiths, söz konusu planının ülke çapında ateşkes sağlamayı, insanların ve ürünlerin Yemen’de serbest dolaşımı üzerindeki kısıtlamaları kaldırmayı ve siyasi süreci yeniden başlatmayı hedeflediğini vurguladı. Bu hedeflere ulaşılması için en az bir yıldır müzakereler yürütüldüğünü belirten Griffiths açıklamasını şöyle sürdürdü:

“BM planına ve çabalarımıza yönelik bölgesel ve uluslararası düzeyde yoğun bir destek mevcut. Ancak en önemlisi, Yemenlilerin savaşı bitirmek ve özgürlüklerini geri kazanmak istemeleri, bu yönde destek vermeleridir. Yemenliler ile bölgesel ve uluslararası kuruluşlardan aldığımız bu desteğin, aynı zamanda geçtiğimiz yıl taraflarla gerçekleştirdiğim tüm çalışmaların olumlu sonuçlar vermesini ve uzun müzakere sürecinin başarılı bir şekilde sonuçlanmasını sağlamasını umut ediyoruz. Söz konusu plan, Yemenlilerin gıda ve temel ihtiyaçlara ulaşımını önleyen tüm engelleri kaldırmayı önceliyor. Siyasi ve askeri kullanımdan uzakta, sivil amaçla kullanılacak yakıt da buna dahil. Yemenlilerin insani durumunu bir an önce hafifletmek, insanların kişi ve ürünlerin serbest dolaşımını sağlamak ve milyonlarca kişi için normal hayatı geri getirmek için ülke çapında uygulanması gereken acil bir ateşkese ihtiyaç var. Marib de dahil olmak üzere ülkenin birçok yerinde devam eden askeri faaliyetler, Yemen’deki barış umutlarını baltalayarak milyonlarca insanın hayatını tehlikeye atıyor. Bunların durdurulması gerekiyor.”

Önerileri arasında Sana Havalimanı’na ticari uçuşların açılması da bulunduğunu belirten Martin Griffiths, tüm bu önerilerin Yemenlilerin insani ihtiyaçlarının öncelikli hale getirilmesine ilişkin tarafların istekleri ve kamuoyu açıklamaları ile uyumlu olduğunu vurguladı. Ancak henüz ortada bir anlaşma olmadığını vurgulayan Griffiths sözlerini şöyle sürdürdü:

“Siyasi kargaşa ve şiddet döngüsü ancak Yemenliler arasında sürdürülebilir siyasi diyalog, hesap vermeye açık yönetim, ekonomide adalet ve herkes için eşit vatandaşlık haklarını sağlayacak, müzakere edilmiş bir çözüm yoluyla kırılabilir. Birleşmiş Milletler’in Yemen’deki arabuluculuk çabalarına yön veren ilke de budur. Yemen, askeri hegemonya ile yönetilemez. Bu, dış müdahale ile de olmaz.”

BM temsilcisi, Yemenli taraflara da taviz verme çağrısında bulundu:

“Savaştan barışa geçme kararı, parti liderlerinin taviz vermesi ve büyük fedakarlıklarda bulunmasını gerektirir. Savaştan ve savaşın acılarından yüz çevirmek, barışın belirsiz olasılıklarına dönmek cesaret ister. Sizinle birlikte, liderler ve Yemenliler arasında bu çatışmayı sona erdirme, barışı tartıştığım konular üzerine inşa etme yönünde bu cesaretin bulunacağını umuyorum.”

Planı hayata geçirme yönünde bir buçuk yıldır sürdürülen çabaların başarısızlığa uğramasından duyduğu hayal kırıklığını gizlemeyen Griffiths, gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlarda ABD’nin Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking ile yakın bir şekilde çalıştığını söyledi. Barış önerilerini destekleme yönünde olağanüstü diplomatik bir fikir birliği olduğunu söyleyen Griffiths şu ifadeleri kullandı:

“Kimse benden daha fazla hayal kırıklığına uğramış olamaz. Ateşkes, Sana Havalimanı ve Hudeyde Limanı’nın açılması ve büyük gecikmelere tanık olan siyasi sürecin yeniden başlatılması için bir buçuk yıl harcadık. Bazen iyi bir ilerleme kaydediyoruz, başarıya ve anlaşmaya varma umuduna giriyoruz. Ancak savaş devreye giriyor. Taraflardan biri savaş alanında daha fazla kazanacağını düşündüğü için çatışmayı bitirmek istemiyor. Çağrımız çok basit: savaşı, askeri kazanım hamlelerini bırakın. Çatışmayı sonlandırın; Yemen için barışı inşa edin ve Yemen’i Yemen halkı için yaşanabilir bir yer haline getirin.”

Husilerin lideriyle yaptığı görüşmenin ardından Sana’dan meşru hükümet ile paylaşacağı bazı fikirler ile döndüğünü söyleyen Griffiths, “Meselelerin hepsi olmasa da çoğu insani konularla ilgili. Bu, liderlerin acil bir anlaşmaya varmaları için çok güçlü bir neden” dedi.

Husi grubunun resmi kaynaklarının bildirdiğine göre Griffiths ile bir araya gelen Abdulmelik el-Husi, BM’yi ‘rolünü zayıflatmakla’ suçladı. Sana Havalimanı ve Hudeyde Limanı üzerindeki kısıtlamaların savaşı durdurmaktan veya siyasi meselelerden uzakta ‘insani konular’ olduğunu iddia ederek bu engelleri kaldırmaya bağlı olduğunu kaydetti. Gözlemcilerin Yemen’deki duruma dair görüşlerine bakılırsa, Husi milislerinin Griffiths ile görüşme ve Sana ziyaretine izin verme konusundaki son tavrı, herhangi bir anlaşmadan kaçınma stratejileri bağlamında geliyor. Üstelik bu, Griffiths’in Yemen dosyasındaki son günlerini geçirdiğini duyurduğu bir zamanda gerçekleşiyor.

Gözlemcilere göre İran destekli milisler, sahada yeni güç kartları kullanarak müzakerelere katılmamak için meşru hükümetin önemli kalelerinden olan petrol eyaleti Marib’i kontrol altına almayı hedefliyor. Ancak şu ana kadar bunda başarısız oldular. Bu nedenle Griffiths’in planını kabul etmiyorlar.

Grubun liderleri daha önceki açıklamalarında Yemen’de bir BM temsilcisi bulundurmanın anlamsız olduğunu açıkça belirtmişlerdi. Husiler aynı zamanda savaşın durdurulması için Yemen’in kendi iradelerine göre teslim edilmesini, kontrolleri altındaki havaalanlarındaki ve limanlardaki kısıtlamaların kaldırılmasını ve Yemen meşru hükümetini destekleyen Arap Koalisyonu’nun ülkeyi terk etmesini şart koşuyorlar.