Hudeyde Limanı

Yemen hükümeti yakıt gemilerinin Hudeyde’ye girişine izin veriyor

Gözlemciler, Husilerin akaryakıt dosyasını bir şantaj kartına çevirdiğini söyledi.

Yemen hükümeti insani durumu hafifletme konusundaki çabaları kapsamında, Husi milislerin kontrolü altında bulunan Hudeyde limanına, milislerin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından desteklenen akaryakıt dosyasına bağlı kalmamasına rağmen, çok sayıda yakıt gemisinin girişine izin verdiğini bir kez daha duyurdu.

Meşru hükümet tarafından yapılan açıklama, BM Temsilcisi Martin Griffiths’in Sana’dan ayrılmasından ve milislerin lideri Abdulmelik ile görüşmesinden saatler sonra, dün (Salı) Yemen Dışişleri Bakanlığı’nın twitter hesabı üzerinden yapıldı. Yemen Dışişleri Bakanlığı açıklamada, “Husilerin Stockholm Anlaşmasını sürekli olarak ihlal etmesi ve Marib’teki saldırılarına devam etmesi rağmen, Yemen hükümeti mevcut insani durumu hafifletmek için birçok yakıt gemisinin Hudeyde’ye girişine yeniden izin verdi” ifadeleri yer aldı.

Meşru hükümetin açıklamasına göre, İran destekli milisler, sürekli ve kasıtlı olarak bölgede akaryakıt noktasında art arda krizler çıkarıyor. Böylece kendi kontrol altındaki bölgelerde petrol ve türevlerini karaborsada iki katı fiyatına satarak kar elde ediyor.

Yemen’deki meşru hükümet, geçtiğimiz nisan ayında, İran destekli Husi milislerinin, grubun kontrol bölgelerinde akaryakıt noktasındaki krizlerin arkasında olduğunu ve bölge sakinlerinin acılarını artırma ve savaş için kullanmak üzere daha fazla para kazanmak için karaborsa oluşturduğu yönündeki suçlamalarını yenilemişti.

Hükümetin darbeci grup ve liderlerine yönelik suçlamaları, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) kötüleşen ekonomik ve insani durumdan duyduğu derin endişeleri dile getirdiği, “yaygın kıtlık riskinin artması” ve “ithalat ve insani yardımları kolaylaştırmanın önemini” vurguladığı açıklamasının ardından geldi.

Açıklamada hükümet, temel malların ve insani yardımların teslim edilmesini sağlama noktasında yakıt gemilerinin Hudeyde limanına düzenli girişlerinin kolaylaştırılması çağrısında bulundu. Aynı zamanda, Hudeyde limanından sağlanan yakıtın kişisel kazançlar veya çatışmaları finanse etme noktasında kullanılmaması gerektiği vurgulandı.

Yemen Hükümeti’ne bağlı Yüksek Ekonomi Konseyi, nisan ayının ilk yarısında Yemen limanlarındaki yakıt akışının 276 bin metrik tonu aştığını bildirdi. Ayrıca yaklaşık yüzde 70’inin yakıt krizini ateşlemekte ısrar ettiği husi milislerinin kontrolü altındaki bölgelere kara yoluyla ulaştığı bildirildi.

Yemen Yüksek Ekonomik Konseyi, son verilerinde Husi milislerin kontrolündeki bölgelere günlük olarak ulaşan yakıt miktarlarının, grubun bu miktarları kontrol etmesi ve karaborsa için kullanması nedeniyle 12 bin metrik ton olarak tahmin edildiğini söyledi. Konsey ayrıca, Husilerin kontrolü altındaki bölgelerden şirketler ve tüccarlar tarafından, hükümetin karar ve prosedürlerini kolay ve sorunsuz bir şekilde uyguladıktan sonra,  hükümetin kontrolü altındaki bölgelerdeki limanlara yaklaşık 856 bin 56 metrik ton petrol türevi ithal edildiğini bildirdi.

Konsey milislerin kendi kontrol bölgelerinde geçtiğimiz nisan ayının ilk yarısında akaryakıt fiyatlarına yüzde 150’lere varan zamlar yaptığını belirtti. Ayrıca, “Sivillerin ihtiyaçlarını aşan miktarlardaki yakıt akışına rağmen, milisler karaborsayı güçlendirmeye, vatandaşların ihtiyaçlarının sömürmeye ve sebep oldukları insani acıların ticaretini yapmaya devam ediyor” dedi.

Yemenli gözlemciler, Husilerin, BM ile anlaşmaya varılan mekanizmaya rağmen, Hudeyde limanına akaryakıt ithal edilmesi dosyasını, meşru hükümet ve uluslararası toplum için siyasi ve insani bir şantaj kartına dönüştürdüğünü söyledi. Grup söz konusu dosyayı kontrolü altındaki bölgelerde devlet görevlilerinin maaşlarını ödeme noktasında tahsis edilmesi kararlaştırılan sevkiyat gelirlerine el koymak için reddetmişti.

İran destekli Husi milisleri söz konusu akaryakıt dosyasını fiyatları düşürmek veya ticareti canlandırmak için değil istediği zaman BM’ye ve Batılı çevrelere baskı yapmak için kullanıyor.

Hükümet raporları ve uluslararası raporlara göre, bir yandan sevkiyatlardan gelen gelirlere el koyma noktasında elini serbest bırakmak için ve diğer taraftan da kaçak İran petrolünü elde etmede sevkiyatların hareketlerini izleyen kısıtlamaları kaldırmak için çabalıyor.