BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths dün Mukalla’da düzenlenen panelde Yemenli gençler ile bir araya geldi. (Şarku'l Avsat)

Griffiths’ten Yemenli gençlere: Göç etmeyin

“Lütfen ülkenizi terk etmeyin. Durumunuzu anlıyorum. Ancak köylerinizi, şehirlerinizi ve kültürünüzü korumak için ülkenizde kalın.”

BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths bu sözlerle Yemen’de altı yılı aşkın süredir devam eden savaş nedeniyle göç etmeyi planlayan Yemenli gençleri kararlarından vazgeçmeye çağırdı.

Griffiths’in açıklamaları, Hadramut Gençlik ve Farkındalık Platformu tarafından düzenlenen ve bir buçuk saatten fazla süren bir oturumda geldi. BM Temsilcisi oturumda, Yemenli gençlere ülkenin gerçekliği ve geleceği ile barış ve savaş durumu ve buna dahil olanların rolü hakkında açık ve net cevaplar verdi.

Griffiths konuşmasının başında dinleyicilere insani meselenin çatışmanın tarafları için bir öncelik olmadığını belirterek saçma bir savaşın ortasında olduklarını ve bir savaş gerçekliğini yaşadıklarını vurguladı. Tarafların liderlerinin askeri çatışmayı kazanmanın barıştan ve halkın refahından daha önemli olduğunu düşündüklerini ifade eden Griffiths sözlerini şöyle sürdürdü:

“Askeri kazanç barış getirmez. Her iki tarafa da tekrar tekrar söylüyorum: Lütfen, lütfen çabalarınızı halkınızın refahı ve güvenliği için harcayın. Görüşlerinizi dayatmak ve toprak ve güç elde etmek için değil.”

Her iki tarafın da hırslarına ve yaptıkları askeri değişikliklere atıfta bulunarak barışı sağlama çabalarında karşılaştıkları engeller karşısında büyük hayalkırıklığı yaşayan Hadramut’un genç erkek ve kadınlarına karşı açık konuşmaktan çekinmeyen Griffiths açıklamalarının devamında şu ifadeleri kullandı:

“İşler iyi giderken bir anda Marib’de bir askeri harekat başlıyor ve her şey duruyor. Yemen’deki çatışmanın bir çözümü var ve bunun nasıl olacağını da biliyoruz. Savaşı durdurmak için her iki tarafın da iradesine ihtiyacımız var.”

Griffiths, temsilcilik rolüne ve geçtiğimiz dönemde kendisiyle ilişkilendirilen yanlış anlaşılmalara da açıklama getirdi:

“Arabulucu, halkın sesini taraflara iletir. Onların sesini duymadan barış olmaz. Cumhurbaşkanı Hadi, 2019’da Husilerin yanında yer almakla suçlandığım için üç ay boyunca benimle konuşmadı. Abdülmelik el-Husi ile son görüşmemde kuşatma konusunda beni uyardı. Sonuçta nihai karar taraflara aittir.”

BM Temsilcisi ateşkesin sağlanması, Sana Havaalanı ve Hudeyde Limanı’nın açılması ve ardından da siyasi sürece başlama planının önce kuşatmanın kaldırılmasını şart koşan Abdulmelik el-Husi tarafından reddedildiğini belirtti. Ateşkes sürecinin insani olması nedeniyle önemli bir öncelik olduğunu belirten Griffiths, bu sayede okulların, yolların ve yardım akışının yeniden açılacağına ancak her iki taraftan da tavizler verilmesine ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.

Yemen’deki insani durumun iyileşme kaydetmediğini kabul eden Griffiths, kuzey ile güney arasında anlaşmazlık olduğunu belirtti:

“Kuzeyde koronavirüs ve aşılama konusunda sorunumuz var. Ayrıca akaryakıt istasyonu yok. Yakıtlar karaborsada satılıyor. Burada zenginleşenler varken diğer taraftan yoksullaşan bir kitle bulunuyor. Limanları açıp gemilerin geçişine izin vermemiz gerekiyor. Ateşkes için hazır bir mekanizmamız var. İsveç’te ateşkes için İsveç’te hazır değildik ama şimdi tüm Yemen’de ateşkesi sağlamaya hazırız. Bunu İsveç’ten öğrendik.”

BM Temsilcisi, Marib’in düşmesinin Yemenliler için bir kabus olacağı ve işlerin daha da kötüye gideceği konusunda uyardı. Güney Geçiş Konseyi’nin Marib’in düşmesi durumunda Yemen’in geleceği konusunda Husilerle müzakere edeceğini söylediğini aktaran Griffiths sözlerine şöyle devam etti:

“Yemen Yemenlilerindir. Taraflar arasında bölünerek paylaştırılamaz. Gereken tek şey Abdulmelik’in ve Hadi’nin ateşkes konusunda anlaşmalarıdır. Bundan daha kolay başka hiçbir çözüm yok. Üstelik bu çok gecikti.”

Çatışmanın iki tarafının da kendisinden önceki istişarelerde anlaşma metinlerini halka yayınlamamasını istediğini söyleyen Grifftihs açıklamasına şöyle devam etti:

“Her iki taraf da görevimi tanımlamaya hevesli. Her zaman görevimin iki taraf arasında müzakereleri sağlamak olduğunu hatırlatıyorlar. Yemen’de başka hiçbir çatışmada görmediğim şekilde insanlar zamanlarını birbirleriyle tartışarak ve haklarında suçlamalarda bulunarak geçiriyorlar. Oysa tüm çatışmalarda insanlar barış köprüleri kurmakla ilgilenirler.”

Martin Griffiths, Yemenli gençlere yaptığı açıklamada BM yetkilileri ve örgütlerinin Sana’daki ‘oldu bitti’ politikası benimseyen  yetkililerle (Husiler) görüşmesinin gruba yönelik herhangi bir diplomatik kabulü teşkil etmediğine dair güvence verdi.

Griffiths, Mukalla’dan genç bir kadının, yardım kuruluşlarının halka bir faydası dokunmayan büyük yardım fonları hakkındaki sorusuna şu cevabı verdi:

“Bu dedikleriniz doğru değil. Çünkü Dünya Gıda Programı gibi araçlarla Yemen’de altı milyon kişiye gıda desteği sağlıyor. Bundan emin olmak için bu kuruluşlarla görüşmeniz amacıyla bizzat size tüm irtibat  numaralarını vereceğim. Onlar da hastanelere ve diğerlerine sağladıkları tüm destekler hakkında sizi bilgilendirecekler. Bu konular hakkında bilgi almadan bu kadar emin olmayın.”

Martin Grifftihs ayrıca savaşı bitirdikleri ve yangını durdurabildikleri takdirde insani koşulların hızla iyileşeceğine, halkın özgürce hareket edebileceğine ve savaştan sonra hızlı bir toparlanma süreci yaşanacağına şiddetle inandığını vurguladı. “Ancak gerçek bir şey var ki bu biraz zaman alacak. O da barışı inşa etmek için. Çünkü barışı sağlamak savaş ilan etmekten ve çatışmayı bitirmekten çok daha zordur.”

Sempozyuma ev sahipliği yapan Farkındalık Vakfı Başkanı Ömer Baras da platformun siyasi ve ekonomik zorluklar çerçevesinde gerçekleştiğini ve Yemen’deki tüm gençlere açık olduğunu söyledi. Gençlerin yetiştirilmesine ve eğitilmesine, ayrıca barışın kurucuları olmaları için silahlı gruplardan uzak bir şekilde bu yönde işletilen mekanizmalara katkıda bulunmalarının önemine dikkat çekti.

Şarku’l Avsat