ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking, Marib Valisi Sultan el-Arade ile video konferans aracılığıyla görüştü. (ABD Dışişleri Bakanlığı)

Lenderking’in 10 gün süren Körfez turunda elde ettikleri

ABD’nin Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking, Yemen krizindeki ‘ciddi bozulmayı durdurma’ sorumluluğunu üstlenen mevcut ABD yönetiminin iktidarı devralmasından bu yana geçen 5 aylık sürede, Arap Körfez ülkelerini 6 kez ziyaret etti. Ancak her seferinde çağrıda bulunduğu hedeflerine ulaşamadı.

Lenderking, geçen nisan ayında Temsilciler Meclisi ve Senato oturumları sırasında Kongre temsilcilerine yaptığı konuşmada, siyasi sürecin ayrıntıları ve önerisi hakkında yöneltilen bir soruya “Şeytan ayrıntılarda saklıdır” yanıtını verdi. Ayrıca şu ana kadar ulaşılamayan ateşkesin de temel hedef olduğunu vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, 25 Mayıs’ta yaptığı basın açıklamasında Lenderking’in Körfez ülkelerine altıncı ziyaretine ilişkin bilgi verdi. Ziyaretin dört odak noktası olduğuna dikkat çekti. Bunlardan ilki Yemen’de ateşkes sağlamak. İkincisi Marib’e yönelik kanlı saldırıyı durdurmak. Üçüncüsü Yemen genelinde temel ticari malların ve insani yardımın önündeki engellerin kaldırılarak bunun düzenli aralıklarla ve kesintisiz devamını sağlamak. Sonuncusu da tüm limanlardan mal akışını engelsiz bir biçimde sağlamak.

Ancak Yemen’de şu ana kadar bu hedeflere ulaşılamadı. ABD Dışişleri Bakanlığı dün, Lenderking’in altıncı turunu tamamlayarak döndüğünü duyurduğu açıklamasında savaşın ve Marib’deki çatışmaların devam ettiğini ve insani durumun kötüye gittiğini bildirdi.  Husileri ülkedeki silahlı çatışmayı durdurmak yolunda, krizle gerçekçi bir şekilde ilgilenmeyi kabul etmediklerini vurguladı.

Açıklamada, ABD Temsilcisi’nin ziyaretinde Yemen’de süren insani ve ekonomik krizi ile acil kapsamlı bir ateşkes ihtiyacını görüşmek üzere üst düzey hükümet yetkilileri, uluslararası ortaklar ve Yemenlilerle bir araya geldiği bilgisi paylaşıldı. Lenderking’in ayrıca BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths ile yakın işbirliği içinde çalıştığı ve Griffiths’in Sana’ya son yolculuğunun memnuniyetle karşılandığı kaydedildi. Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:

“Yemen’de birçok sorunlu aktör var. Husiler ateşkese gerçekçi bir şekilde katılmayı ve Yemen halkına hayal edilemez acılar yaşatan, yaklaşık yedi yıldır süren çatışmayı çözmek için adımlar atmayı kabul etmiyorlar. Bu konuda büyük bir sorumluluk taşıyorlar.”

ABD Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Marib’e yönelik yıkıcı saldırılarını sürdürdüğünü ve uluslararası toplumun bunu kınayarak milisleri giderek daha fazla izole ettiğini belirtti. Açıklamada ayrıca Lenderking’in gerçekleştirdiği görüşmelerde barış isteyen sesleri artırmak ve vatandaşlarına ülkelerinin geleceği hakkında tartışma fırsatı sunmak için kapsamlı çalışmaları artırma ihtiyacını ele aldığı kaydedildi.

Bakanlık, Lenderking’in son tur öncesi yaptığı açıklamada, Marib’deki çatışma hakkında şunları söylediğini aktardı:

“Savaş, devam eden barış çabalarının önündeki en büyük engel ve ülkedeki bir milyon savunmasız insanın yanı sıra Marib’i evi olarak gören sayısız Yemenliyi de tehdit ediyor. Bununla birlikte bu krizi bitirecek ve Marib’deki savaşı durduracak bir siyasi atılım elde edilemedi.”

Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaretten önce, geçen ay 20 Mayıs’ta bir basın toplantısı düzenleyen Lenderking, Husilerin çatışmayı uzatmaya devam etmesinden rahatsız olduğunu ve ABD’nin bu köprü kurma konusundaki çabalarının devam edeceğini söyledi. Marib’in Husilerin eline düşmesinin imkansız olduğunu ifade eden Lenderking, birçoğunun Marib’in Ramazan’dan önce veya Ramazan sırasında düşmesini beklediğini ancak bunun olmadığını ve gerçekleşemeyeceğini vurguladı. Lenderking açıklamasında, ABD’nin baskı araçlarına sahip olduğunu ve Husilerin uygulamalarından memnun olmadığını vurguladı.

ABD Donanması söz konusu dönemde Umman Denizi’nin kuzeyinde düzenlenen bir operasyonda Yemen’e giden silah ve patlayıcı yüklü bir sevkiyata el koymuştu. Pentagon’dan kaynaklar söz konusu sevkiyatın İran’dan geldiğini ve Husilere gönderildiğini öne sürdü. Ayrıca ABD aynı dönemde iki Husi lideri Muhammed Abdulkerim ed-Diamanti ve Yusuf el-Medini’ye de yaptırımlar uyguladı.

ABD ve BM’nin Yemen stratejileri

Açıklamasında ABD yönetimi ile Birleşmiş Milletler’in (BM) bakış açılarında bazı farklılıklar olduğunu belirten Lenderking Washington’ın BM ile sıkı bir ilişki içerisinde olduğunu ve BM’nin barış planı hedeflerine ulaşması için tam istişare ve mutabakat doğrultusunda çalışıldığını vurguladı. Ancak Lenderking açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bunları söylüyoruz ancak biz BM değiliz, ABD’yiz ve kendi sesimiz var. Kendi bakış açımız, kendi deneyimlerimiz, çatışmaya ve nasıl çözüleceğine dair kendi görüşlerimiz bulunuyor. Bununla birlikte BM ile Yemen’deki krizde çözüme nasıl ulaşacağımız konusunda yaptığımız görüşmelerde çok netiz. Ayrıca BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths’e de büyük saygı duyuyoruz.”

ABD, Yemen’de barışı sağlama, krize siyasi çözüm bulma ve ülkedeki siyasi taraflar arasında siyasi çözüm sağlama taahhüdünü sürdürdüğünü vurgulamaya devam ediyor. Ayrıca uluslararası toplumun Husilere yönelik uluslararası anlaşmalara ve yasalara uyması için baskı yapmaya devam ediyor.

Şarku’l Avsat