Mişari Zeydi

Kültür Bakanı el-Ferhan… Her şeyden önce ‘okumak’

Okumak, okumak ve yine okumak… Okumak, bilgiye açılan kapı, büyüme için kaldıraç, zihinsel ve psikolojik yükselişin basamağı ve medeni yaşama olan susuzluğu giderecek pınardır.

Araplar, özellikle de Suudiler, dünyadaki diğer milletlere kıyasla en az okuyan halklar arasında yer alıyor. Sosyal medyanın gelişmesi bu durumu daha da kötüleştirdi. Genç ve yaşlı insanların gözleri ve kulakları pürüzsüz ekranlara yapışıp kalıyor.

Okumayan kimse, sığ fikirlerin, boş propagandaların ve popülist grupların bakterileri için cezbedici bir hedeftir çünkü bunlara karşı bağışıklığı yoktur.

Size mütevazı bir kişisel deneyimimi anlatacağım. Farklı kesimlerden bir grup insanla farklı zamanlarda belirli aralıklarla oturup farklı konularda konuştum. Bazen konuşma tartışmaya dönüştü. Ben tartışmaya hevesli değildim ama konuşmanın bağlamı bunu gerektirdi. Örneğin, kadim ve modern Suudi Arabistan tarihinin ana noktaları hususunda konuştum ve kadim Suudi Arabistan ile modern Suudi Arabistan arasındaki büyük uçuruma, büyük boşluğa çok şaşırdım. Tabiat boşluk kabul etmez. Sizin boş bıraktığınız yere düşmanların ve propaganda gruplarının suları dolar.

Bu düşünceler kafamda dönüp dururken Suudi Arabistan Kültür Bakanı Prens Bedr el-Ferhan’ın Şarku’l Avsat’ta yayınlanan son makalesini gördüm. Makalede Suudi Arabistan’da halk kütüphaneleri geliştirme planı hakkındaki yaptığı açıklamalara çok sevindim. Prens makalede, aşağıdakiler de dahil olmak üzere şok edici rakamlar ve veriler sunuyordu. Şöyle ki; Suudi Arabistan’da bir milyon kişiye düşen kütüphane sayısı 3’ü geçmezken bu rakam İngiltere’de 64, ABD’de 28, Finlandiya’da 158, Japonya’da ise 26’ya ulaşıyor.

Suudi Arabistan’ın halk kütüphaneleri, Finlandiya halk kütüphanelerinin sayısının 870’i geçtiği bir zamanda oldukça az kalıyor. Suudi Arabistan’daki 13 bölgede toplamda 84 halk kütüphanesi bulunuyor. Finlandiya ise Suudi Arabistan’dan yüz ölçümü olarak daha küçük, vatandaş sayısı olarak da daha az olduğu halde 870’e ulaşmış durumda.

İstatistikler, Suudi Arabistan’daki halk kütüphanelerine yapılan ziyaretlerin –Korona pandemisinden önce- çok düşük olduğunu, 84 halk kütüphanesine yapılan ziyaretin oranının 1000 kişide 5 ziyareti geçmediğini gösteriyor. ABD’de ise kütüphanelere yapılan ziyaret sayısı 1000 kişide 4480’e ulaşmış.

Perişan bir durum ve sinir bozucu rakamlar. Ancak Kültür Bakanı’nın, dönüşüm planı ve kütüphanelerin etkinleştirilmesi, etkileşim açısından zengin ve çekici platformlar haline getirilmesi, dijital dünyaya entegre edilmesi ve cezbedici bir ortam haline getirilmesi hususunda yaptığı açıklamalar umut ateşi yakıyor.

Suudi Kültür Bakanı’nın makalesinde açıkladığı gibi bunun üç temel unsuru var. Birincisi, kütüphane sektörünün geliştirilmesi, ikincisi, Suudi Arabistan’daki bilgi bilinci düzeyinin yükseltilmesi, üçüncüsü ise idari ve operasyonel verimliliğin geliştirilmesi.

Suudi Arabistan Kültür Bakanı’nın son olarak vardığı netice şu ki, kütüphanelerin önemi, bilgi ve bilim elde etmekle sınırlı değildir bundan çok daha derinlere iner. Singapurluların baktığı gibi “yaşam boyu okuma” felsefesiyle meseleye bakmak gerekiyor.

Evet, yaşam boyu okumak. Bilginin oksijenini soluyan bir hayat için okumak. Umarım bu projeyle aynı zamanda Bakanlık tarafından büyük bir yayınevi de kurulur. Böylece yazarlığı canlandırmaya, yazarları desteklemeye ve hepsinden önemlisi nicelik olarak değil, nitelik olarak değer kazanmaya vesile olur.

*Mişari Zeydi-Suudi Arabistanlı gazeteci ve yazar