Pençşir Vadisi’ni kuşatan Taliban, Bağlan şehrindeki bir bölgeyi kaybetti

Hareket, yabancı güçlere yardım eden Afganları hedef almakla suçlanıyor

Kabil’in Taliban’ın eline geçmesinden sonraki ilk cuma günü, Taliban karşıtı silahlı grupların konuşlandığı Pençşir Vadisi’ndeki durum belirsizliğini korurken, hareketin birçok lideri şaşırtıcı bir şekilde şehirdeki birçok camide görüldü.

Pençşir Vadisi bölgesindeki haber sitelerinde yer alan haberlere göre, dün (Cuma) “Taliban”, tarihi lider Ahmed Şah Mesud’un oğlu Ahmed Mesud liderliğindeki muhalefet ile görüşmek üzere bir heyet gönderdi. Taliban heyetinin sunduğu teklifin içeriği açıklanmazken, dün öğleden sonra gelen haberlere göre, komşu Bağlan ilinde Taliban ile muhalifler arasında çatışmalar yaşandı. Sosyal medyada yayınlanan videolarda, muhaliflerin Salah Bağlan bölgesini Taliban’ın elinden alarak Afgan ulusal bayrağı diktikleri görüldü.

Taliban karşıtı silahlı direnişin, Pençşir Vadisi’nde eski Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Emrullah Salih ve Ahmed Mesud gibi iki önemli şahsiyet etrafında örgütlediğini belirtildi. Son günlerde yayınlanan makalelerde Ahmed Mesud, bir yandan direniş çağrısı yaparken, diğer yandan da başta ABD’den silah ve mühimmat yardımı olmak üzere uluslararası camiadan destek istedi. Emrullah Salih ise “Taliban”a boyun eğmemeye yemin ederek Pençşir Vadisi’ne çekildi.

Pantheon Sorbonne Üniversitesinde Siyaset Bilimi Profesörü ve Afganistan konusunda uzman olan ve 2021 yılında “Afganistan’ın Ulusötesi Hükümeti – Beklenen Bir Yenilgi” isimli bir kitap yayınlayan Gilles Dorronsoro, “Direniş güçleri şimdilik sadece konuşuyor çünkü Taliban henüz Pençşir’e girmeye çalışmadı” dedi. İsveç’teki Lund Üniversitesi’nde siyasi uzman olan Abdüsseyyid ise, Taliban’ın Pençşir’i her yönden kuşattığını belirtti.

Dorronsoro, “Taliban” savaşçılarının zaferlerini yıldırım savaşı ve teslim alma üzerine inşa ettiklerini ve sonunda çok fazla şiddete başvurmadan kazanmayı başardıklarını belirterek, “Pençşir’in tüm sembolik ağırlığı ile bugün oraya doğrudan bir saldırı düzenlemek, Taliban’ın, imajını normalleştirme kararına ters düşecektir” dedi. Dorronsoro, “Ahmed Mesud ve Emrullah Salih arasındaki ilişkiler biraz karmaşık ve baştan beri aralarında bir uyum eksikliği var. Ahmed Mesud’un rejimde resmi bir pozisyonu yok. O, Pençşir dışında Afganistan’da güçlü bir desteği olmayan bir isim” değerlendirmesinde bulundu.

Fransız araştırmacı, direniş projesinin askeri düzeyde “çıkmaz sokakta” olduğunu vurguladı ve şunları ekledi: “Taliban’ın tek yapması gereken Pençşir’deki kuşatmayı sıkılaştırmak. Böylece mesele kendiliğinden çözülür. Fiilen vadiye girmeye bile gerek yok.”

İtalyan sivil toplum kuruluşu Emergence çarşamba günü yaptığı açıklamada, Pençşir Vadisi’nde yönettikleri hastanede tedavi ettikleri savaş yaralısı sayısının artış olduğunu ifade etti.

Bölgeyi çok iyi bilen ve doksanların sonlarında Ahmed Şah Mesud ile birlikte Pençşir’de savaşan ancak isminin açıklanmasını istemeyen bir Fransız, “Şu anda Pençşir’de bir savaş yok, ancak bazı çatışmalar yaşandı. Bu çatışmalar, kuzey ovasındaki vadi yolunda gerçekleşmiş olabilir” açıklamasında bulundu.

Amerikan FDD Araştırma Merkezi’nden Bill Roggio, Pençşir Vadisi’nin Taliban’ın kontrolü dışında olduğunu doğrularken, “Ancak komşu Parvan şehrinin durumu net değil. Görünüşe göre Salih’in güçleri Pençşir’den yola çıkarak kontrollerini genişletmeye çalışıyorlar” dedi.

BM Raporu: Taliban, “öncelikle tutuklanacak kişiler listeleri” hazırladı

Bu arada, Taliban’ın yabancı güçlerle çalışan Afganların yargılanmasını yoğunlaştırdığını ortaya koyan gizli bir Birleşmiş Milletler raporunun yayınlanmasının ardından Taliban’ın hoşgörü vaatlerini yerine getirmeyeceğine dair korkular artıyor. Bir grup risk değerlendirme uzmanı tarafından Birleşmiş Milletler için hazırlanan raporda, Taliban’ın, muhaliflerine misilleme yapmama sözü vermesine rağmen “öncelikle tutuklanacak kişiler” listeleri hazırladığı belirtildi.

Rapora göre, risk altındakilerin çoğu Afgan silahlı kuvvetleri, polis güçleri ve istihbarat birimlerinde sorumlu pozisyonlarda bulunuyorlar.

“Taliban” hareketi, bir yıldırım saldırısı ile pazar günü iktidarı ele geçirmesinden bu yana, dünyayı ve Afganları, eski düşmanlarına misilleme yapmayacağına ve ulusal uzlaşma üzerinde çalışmak niyetinde olduğuna ikna etmeye çalışıyor. Taliban, kadınları çalışmaktan ve eğitimden men ederek, hırsızlara ve katillere korkunç cezalar vererek kendi katı İslam hukukunu dayattığı 1996 ve 2001 yılları arasındaki önceki yönetimine kıyasla bu yönetiminde “birçok farklılık” olacağına söz veriyor.

Ancak Birleşmiş Milletler raporu, Taliban’ın tutuklamak istediği kişilerin yanı sıra aile üyelerinin de evlerine “amaçlı ziyaretler” yaptığını açıkça ortaya koyuyor.

Raporda, Taliban’ın, Kabil havaalanına ulaşmak isteyen insanları teftiş ettiği ve başkent Kabil ve Celalabad da dahil olmak üzere büyük şehirlerde kontrol noktaları kurduğu belirtiliyor. Raporu hazırlayan grubun yöneticisi Christian Nielmann verdiği bir demeçte, “ABD ve NATO güçleri ile çalışan kimseler ile bu kimselerin müttefikleri ve ailelerinin işkence ve infaza maruz kalmasını bekliyoruz” dedi.

Dün, Taliban liderleri Kabil’deki birçok camide görüldü ve burada minberlerden Cuma vaazları verdiler. Bu liderlerin en önde gelenleri arasında, 1980’lerde Sovyetlere karşı yapılan Afgan cihadında ismini duyurmuş tarihi lider olan Celaleddin Hakkani’nin kardeşi Halilürrahman Hakkani de bulunuyor. Halilürrahman Hakkani, ABD’nin terörist listelerinde yer almasına rağmen Kabil’e girişinden bu yana Afganistan’daki Yüksek Uzlaşma Konseyi başkanı Abdullah Abdullah da dahil olmak üzere önceki hükümetin liderleriyle görüşmelerde bulundu.

Taliban Cuma namazı öncesinde birlik çağrısında bulunurken liderlerden de halkı, havalimanındaki kargaşa, protestolar ve şiddet haberlerinin ortasında ülkeyi terk etmemeleri konusunda ikna etmelerini istedi.

Dün, medyada yer alan bir haberde , devrik Afgan hükümetinin birçok üyesinin ortadan kaybolduğu belirtildi. Bazı akrabaları, eski milletvekillerinin ortadan kaybolduğunu veya İslamcı militanlar tarafından gözaltına alınmış olabileceklerini bildirdi. Afgan Tolo Haber kanalı, akrabalarının ifade ettiğine göre Lahman ilinin eski valisi Abdülveli Vahid Zai ve eski polis şefi Lütfullah Kamran’ın beş gün önce Taliban’a teslim oldukları ve hala hapiste bulunduklarını aktardı. Haber ajansları tarafından aktarılan bir diğer haberde, Gazne ilinin eski emniyet müdürü Muhammed Haşim Celci’nin de kayıp olduğu belirtildi.

Diğer yandan Alman medya kuruluşu “Deutsche Welle” web sitesinden bir açıklama yaparak, kendileri için çalışan ve şu anda Almanya’da ikamet eden bir gazetecinin, Çarşamba günü Afganistan’da ailesinden bir kişiyi vurarak öldürdüğü ve bir kişiyi de ağır şekilde yaraladığı suçlamasıyla Taliban unsurları tarafından arandığını bildirdi.

BM yetkilisi: 14 milyon insan açlık riski, 2 milyon çocuk yetersiz beslenme ile karşı karşıya

Bu arada, Afganistan’daki Birleşmiş Milletler Programı temsilcisi Marie-Ellen McGorty, Kabil’de haber ajanslarına bir telefon görüşmesi yaparak, “Durum felaket. Son analizler, 14 milyon insanın, yani her üç kişiden birinin şiddetli veya akut açlık riski altında olduğunu gösteriyor. 2 milyon çocuk yetersiz beslenme riskiyle karşı karşıya” uyarılarında bulundu.

Şarku’l Avsat