İsrail, İran ve Hizbullah’ın Suriye’de kendisine karşılık vermemesinden dolayı şaşkın

Bombalamalar, 2013 yılından bu yana yoğun bir şekilde devam ediyor.

İsrail ordusunda kıdemli bir general dün yaptığı açıklamalarda, İsrail güçlerinin 2013’te Suriye’yi bombalama konusunda uzun süre tereddüt ettiğini zira Hizbullah ve İranlı milislerin dahil olacağı bir savaştan çekindiğini bildirdi. Ardından geniş kapsamlı bir savaşa hazırlık durumu ilan ettiklerini ancak Suriyelilerin ve müttefiklerinin bunu kabullenerek kendilerine karşılık vermemesi sebebiyle şaşkınlık yaşadıklarını vurguladı. General bu nedenle operasyonlara devam edildiğini vurguladı.

İsrail Ordusu İstihbarat Birimi’nde (AMAN) üst düzey görevlerde bulunan general, 31 Ocak 2013’te gerçekleştirilen ilk saldırıda, Suriye’nin başkenti Şam’ın birkaç kilometre kuzeybatısında, Lübnan sınırından çok uzakta bulunmayan Jamraya’da semtinde biyolojik ve kimyasal silah geliştirme çalışmalarının yürütüldüğü Suriye Bilimsel Araştırma Merkezi’nin ve Rus yapımı BUK uçaksavar füze sisteminin imha edildiğini bildirdi. General söz konusu saldırının, İsrail’in 2007 yılında Deyrizor bölgesindeki tamamlanmamış bir nükleer reaktörü imha ettiği Bostan Operasyonu’nun ardından Suriye’deki ilk eylemi olduğu bilgisini verdi.

Arap ve ABD’li tarafların, olayın İsrail tarafından yapılan bir bombardıman olduğunu, İsrail’in operasyonu gerçekleştirmek üzere 12 savaş uçağı kullandığını ve Lübnan sınırlarına izinsiz girdiğini bildirmesine rağmen söz konusu dönemde başbakan olan Binyamin Netanyahu ve hükümeti sessiz kalmaya ve operasyonu üstlenmemeye karar verdi.

General, Yediot Aharonot gazetesine dün yaptığı açıklamalarda, hükümetinin o sırada Suriye savaşına müdahale etmeme ve bazı bölgelerdeki küçük çaplı komando operasyonları dışında askeri operasyonlar yapmaktan kaçınma kararı aldığını belirtti. Suriye ordusu halen güçlü olduğu için dikkatleri iç savaştan uzaklaştırabilecek ve insanlara rejimin muhaliflerinin İsrail’i desteklediklerini göstermeye katkıda bulunabilecek bir savaş açmak için bu durumu kullanacağını düşündüğünü vurguladı. General ayrıca olası bir savaşa karşı gerekli tedbirlerin alındığı, hava ve kara kuvvetleri ile donanmanın savaşa hazır hale getirildiği bilgisini verdi.

Generalin açıklamalarına göre söz konusu dönemde genelkurmay başkanı olan Benny Gantz (mevcut hükümetin Savunma Bakanı) ciddi eleştirilerle karşı karşıya kalmıştı. Gantz ve selefi Gabi Aşkenazi, İran güçlerinin Hizbullah’a devasa çapta füze cephaneliği sağlamak üzere Gantz ve Aşkenazi tarafından yönetilen güçlerin burunlarının dibinde gerçekleştirdiği operasyonları ihmal etmekle itham edilmişti. Daha sonrasında ise sonu savaş olsa dahi, ne pahasına olursa olsun İran silahlarının nakledilmesinin durdurulmaya karar verildiğini belirtti.

Generalin aktardığı bilgilere göre İsrail; Suriye, İran ve Hizbullah’tan gelen soğuk tepki karşısında şaşkınlık yaşadı. Üç ülkede de söz konusu bombalama olayıyla ilgili olarak İsrail suçlandı ve misilleme tehdidinde bulunuldu. Ancak buna rağmen harekete geçilmedi. Yine de Hizbullah’a silah sevkiyatına devam edildi.

Adının açıklanmasını istemeyen generale göre söz konusu dönemki şaşkınlık daha sonra tekrar ufukta göründü. Bombardımandan 3 ay sonra İsrail Ordusu İstihbarat Birimi (AMAN) Başkanı Itai Brun operasyonun hedefinde, İsrail Hava Kuvvetleri’nin Suriye’yi bombalamasının engellenmesi bahanesiyle Tahran’dan Lübnan’a (Hizbullah) sev edilen bir dizi SAM-17 füzesi olduğunu açıkladı.

AMAN 2013 yılı Mart ayında el-Fetih füzelerinin Şam’daki havaalanına nakletmek için hazırlıkta bulunduğuna dair bir ihbar aldı. Bunun ardından siyasi ve askeri liderler, ocak ayındakine benzer görüşmeler gerçekleştirdiler. Zira büyük bir savaş olacağını düşünüyorlardı. Ancak bu sefer daha tecrübeliydiler:  Suriye rejimine ve müttefiklerin karşılık vermeyeceklerdi.

Generalin aktardığına göre füze konvoyunun imha edilmesi için eş zamanlı olarak çeşitli noktalarda yeni operasyonlar başlatma kararı alındı. Operasyonda bir İranlı yetkili de dahil 45 kişi öldürüldü. İsrailli general, ne Suriye’den ne de müttefiklerinden herhangi biri yanıt gelmemesi sebebiyle bugüne kadar binden fazla operasyonun gerçekleştirilmesi yönünde karar verildiğini belirtti.

Şarku’l Avsat