Mukteda es-Sadr

Irak’ta seçimlerin hemen öncesinde Sadr’dan ‘uzlaşma’ söylemi

Sadr, bir seçim mitingi sırasında, “Aramızdaki çekişmelere artık yeter” ifadesini kullandı.

Irak’ta Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Meclis’te en fazla sandalyeyi almaktan başlayarak, gelecek hükümetin kurulmasıyla ilgili düşüncesinden ikinci kez geri adım attı. Sadr, geçen hafta Hareketi ve Sadr ailesinin imajının yolsuzluk dosyalarıyla kirletilmesi endişesiyle bir sonraki başbakanın “gerçek bir Sadrcı” olmasını istemediğini ifade etti. Ancak Sadr dün (pazartesi) hem “Sadr Hareketi Iraklıdır” şeklindeki üç kelimelik Twitter mesajında hem de önceki gün Necef kentinde düzenlenen seçim mitinginde yaptığı konuşmada “Irak’ın barışa ihtiyacı var. Aramızdaki çekişmelere artık yeter” ifadeleriyle bundan geri adım attı. Birçok kesime göre Sadr’ın bu tavrı, en fazla sandalye meselesini hallettiği ve gelecek hükümetin kendi şartları doğrultusunda kurulması konusunda rakiplerine elini uzattığını gösteriyor.

Seçim yasaklarının başlamasına birkaç gün kalmışken, herkes artık bu seçim yarışından dolayı bitkin düştü. Sadr genellikle rakipleri için baş ağrısına sebep olan siyasi pozisyonlar alıyor. Fetih Koalisyonu lideri Hadi el-Amiri ile Sadr arasında iyi ilişkiler bulunmasına rağmen Amiri ile Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki, Sadr’ın rakipleri olarak gösterilebilir. Maliki ile Sadr arasındaki ilişki ise halen kötü. Bu ilişkilerin düzelmesi ve aralarında yakınlaşma olması için Irak’ın içinden ve dışından özellikle de Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah gibi Şii liderler çaba harcadı. Ancak bu çabalar sonuç vermedi.

Sadr, pazar günü Necef’te düzenlediği seçim mitinginde, “Vatanın sizler gibi hayırlı kimselerin çabalarına ihtiyacı var. Vatanın sizler gibi reformcuların gayretlerine ihtiyacı var. Irak daha ne zamana kadar bu yolsuzluğun ortasında kalacak? Yolsuzluğun ortaya çıkmasının zamanı gelmedi mi? Reformun yayılmasının zamanı gelmedi mi? Barışın Irak’ın mahallelerine yayılma zamanı gelmedi mi?” diye konuştu.

Sadr diğer Şii parti ve liderlere de mesaj vererek, “Terörden çektiğimiz yetmedi mi? İşgalden çektiğimiz yetmedi mi? Açlık ve sefaletten çektiğimiz yetmedi mi? Bu kadar korku yetmedi mi? Ne zaman güven, barış, kardeşlik ve sevgi içinde yaşayacağız? Bu çekişmeler ne zamana kadar sürecek? Siyasi çekişmeler ne zamana kadar sürecek? Aramızdaki ayak oyunları ne zamana kadar sürecek? Irak’ın sadece güce değil, düşünceye, akıl ve kalbe de ihtiyacı var. Aramızdaki çekişmelere artık yeter. Çünkü Irak’ın barışa ihtiyacı var. Eğer Sadr Hareketi Meclis çatısı altında en fazla sandalye ve en yüksek şansa sahip olacaksa barıştan başlayarak işlerin gidişatını ele almalıdır. Halk onurlu ve saygın bir biçimde yaşamalıdır” ifadelerini kullandı.

Sadr’ın rakipleri, Sadr Hareketi’nin Necef’teki bir adayı için düzenlenen mitinge katılımın zayıf olmasından duydukları sevinçlerini dile getirdiler. Nitekim Necef, Sadr’ın en önemli kalelerinden biri olarak kabul ediliyor. Sosyal medya hesaplarında dolaşıma koyulan video görüntülerinde, mitinge katılanların sayısının daha önceki mitinglerde toplanan kalabalıklarla uyuşmadığı görülüyor. Sadr Hareketi mensupları ise bu görüntülerden sonra Necef ve diğer kentlerden Harekete yönelik desteğin boyutlarını gösteren videolar paylaştı.

Fetih Koalisyonu lideri Hadi el-Amiri ise seçimlere günler kala İsrail ile normalleşme söyleminden başka bir seçim propagandası bulamadı. Amiri dün Selahaddin vilayetinde katıldığı mitingde, “Kudüs’ün kurtuluş bayrakları Irak’tan başlayarak asılacak” diyerek, “Siyonist yapı ile normalleşme çağrısı yapanları çıkarma” çağrısında bulundu. Amiri, “Onlardan hiçbirini kabul etmiyoruz. Hiç kimsenin normalleşmekten bahsetmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Amiri’nin Selahaddin’de yaptığı normalleşme karşıtı konuşması, Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi’nin iki gün önce aynı vilayette yaptığı benzer konuşmadan sonra geldi. Halbusi, Sünni nüfusun ağırlıkta olduğu Irak’ın batısındaki halkı, Erbil Konferansı’ndan sonra yöneltilen suçlamalara karşı savundu. Sünni liderleri normalleşme veya Sünni bir özerk bölge kurma kampanyalarına öncülük etmekle suçlayanlara sert sözlerle yüklenen Halbusi, “Bölgelerimizi normalleşmeyle suçlayanların bıyıklarını keseceğim” dedi.

Şarku’l Avsat