Suudi Arabistan’a ait F-15 savaş uçakları ve ABD B-1B Lancer stratejik bombardıman uçakları geçen Cumartesi ortak devriyede (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Pentagon: İran’ın uluslararası denizciliğe yönelik tehditlerinin artması sürekli dikkat gerektiriyor

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İran’ın Ortadoğu bölgesinde devam eden tehditlerinin ABD ve uluslararası güçler tarafından dikkatle takip edildiğini bildirerek, bölgede devam eden istikrarsızlık nedeniyle deniz yolları ve boğazların korunmasının bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a özel açıklama yapan ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığı (NAVCENT) Sözcüsü Tim Hawkins, “Arap Körfezi sularındaki uluslararası seyrüsefer alanında İran tehditlerinin artması, bu tehditleri caydırmak için sürekli dikkat, uluslararası işbirliği ve bölgeyi korumak için çalışmayı gerektiriyor” dedi.

AB güçlerinin bölgesel ortaklarla işbirliği yapıp, teyakkuzda bulunarak sürekli tetikte olmaya devam ettiğini söyleyen Hawkins, seyrüsefer özgürlüğü ve ticaretin serbest akışının korunmasının, süren tehditler karşısında bölgesel deniz güvenliği ve istikrarı için esas olduğuna dikkat çekti.

Öte yandan, Washington merkezli Newlines Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan bir raporda, İran’daki yeni hükümetin balistik füze ve drone programını sürdürürken, Viyana’daki nükleer anlaşmaya yönelik müzakere masasına dönmesindeki yavaşlığına karşı uyarıda bulunuldu.

İran’ın bölgesel faaliyetlerini, nükleer müzakerelerden ayırma girişimlerine işaret edilen raporda, “Batı, nükleer anlaşmaya (Kapsamlı Ortak Eylem Planı) dönmenin bir koşulu olarak İran füzeleriyle ilgilenme talebini bırakırsa, İran’ı müzakere masasına getirmek için net bir yedek plan olmayacak” denildi.

Araştırmacı John Krzyzaniak ise, İran’ın dünya yörüngesine uydu gönderen füzelerde kullanılan teknolojiyi kullanma olasılığına işaret ederek, “İran’ın nükleer silahlar olmadan, Batı Avrupa’yı veya ABD’yi doğrudan vurma yeteneği, herhangi bir olası askeri çatışmanın risklerini önemli ölçüde değiştirecektir” yorumunda bulunarak şöyle devam etti;

“Bu tek başına İran’a ek bir caydırıcılık sağlayabilir ve bölgedeki çıkarları doğrultusunda hareket etmesi için daha fazla özgürlük sağlayabilir. Ancak, nükleer anlaşma çökerse, böyle bir kapasite daha da acil bir konu haline gelecektir. Bu, İran’ın nükleer ve füze programlarının herhangi bir kısıtlama olmaksızın yan yana gelişeceği endişesini artırıyor.”

Newlines Araştırma Merkezi’nin raporuna göre, uydu görüntüleri 2021 yılı boyunca İran Devrim Muhafızları’nın, özellikle İran’ın askeri uzay programının merkezi kompleksi olan Şahrud şehrindeki tesislerinde istikrarlı bir şekilde büyük ölçüde genişleme gerçekleştirdiğini ortaya koydu.

İran’ın uzayla ilgili çabaları olduğuna dikkati çekilen raporda, bunlardan ilkinin İran’ın uzay ajansı tarafından yürütülen ve insanları uzaya göndermeyi hedefleyen ‘sözde sivil’ program olduğu ifade edildi.

Ancak şimdilik program, genellikle uzay fırlatma araçları olarak adlandırılan taşıyıcı roketler aracılığıyla ‘uyduları yörüngeye yerleştirme’ gibi daha mütevazı bir hedefe odaklanıyor.

Söz konusu raporda, “Şahrud’daki kompleks, İran Devrim Muhafızları’nın katı yakıt ve füze gelişimine ve 2021 boyunca kapsamlı genişlemesine tanık oldu. Son zamanlarda kompleksin 5 alanında faaliyet oldu. Bunlar, idari destek alanı, depolama alanı, katı yakıt üretim alanı, test platformu alanı ve fırlatma platformudur” ifadeleri kullanıldı.

Raporda, bu gelişmelerle İran Devrim Muhafızları’nın katı yakıtla çalışan büyük çaplı motorlar üretme çabalarını yoğunlaştırmaya devam edeceği sonucuna varıldı.

Şu anda İran’ın cephaneliğinde Batı Avrupa’ya ulaşabilecek herhangi bir füzesi bulunmadığına dikkat çekilen raporda, “Ancak İranlı mühendisler, uzay fırlatma uygulamaları için katı yakıtlı füze teknolojilerinde ustalaşabilirse, bu İran’ın gizli bir kıtalararası balistik füze yeteneği edinmesine izin verir” denildi.

Şarku’l Avsat