Mikati (solda) ve Berri 4 Kasım’da bir araya geldi. (Lübnan Parlamentosu)

Mikati, Körfez krizi ile ilgili üslubunu sertleştirdi

Kordahi’nin istifa etmeyi kabul etmemesinin ardından görevden alınması tartışılıyor.

Lübnan Başbakanı Necib Mikati, siyaset arenasında yaşanan krizde topu Hizbullah ve Marada Hareketi’nin sahasına atarken George Kordahi’ye istifa çağrısını yineledi. Suudi Arabistan Krallığı ve Körfez ülkeleri ile ilişkileri sağlam kurallara göre ele alma kararlılığını dile getiren Mikati, ‘Bozulmanın ve üslubun sertleşmesinin çözüm olduğunu düşünen yanılır” dedi. Lübnan Başbakanı, yalnızlaşma yaklaşımı ve hükümetin içeriden maruz kaldığı bozulma hakkında da değerlendirmelerde bulunduğu açıklamasında Bakanlar Kurulu’nun yargının işleyişine müdahalesine tepki gösterdi.

Diğer yandan Körfez ülkeleriyle yaşanan krizden çıkış yolu bulunması için düzenlenen toplantılara 4 Kasım’da hız verildi. Mikati, 2020- 2021 kış turizm paketinin tanıtım töreni öncesinde ilk olarak Cumhurbaşkanı Mişel Avn, ardından da Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri bir araya geldi.

Mikati, Avn ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından şu açıklamada bulundu:

“Sayın Cumhurbaşkanı’na Glasgow ziyaretim ve çeşitli uluslararası kuruluşlarla yaptığım görüşmeler hakkında bilgi verdim. Kendisiyle Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle yaşanan mevcut krizden çıkmanın yollarını da görüştüm. Bir yol haritası üzerinde uzlaşı sağladık.”

Görüşme hakkında bilgi sahibi kaynaklar Şarku’l Avsat’a şu açıklamada bulundular:

“Seçenekler arasında Kordahi’nin istifası ya da görevden alınması olduğu artık biliniyor. Bu mesele çözülmeden önce Bakanlar Kurulu toplantısı yapılmayacaktır. Kordahi, Mikati’nin son çağrısına cevap vermeyerek istifa seçeneğini görmezden geldi. Görevden alınma seçeneği ise bunun nasıl gerçekleştirileceği ile ilgili tartışmalara neden oldu. Ancak görevden alınması, Bakanlar Kurulu’nda üçte iki çoğunluk, dolayısıyla da Mikati ve Berri arasında tartışma konusu olan Şii ikili ile de koordinasyon gerektiriyor. Konu yakında netlik kazanacak.”

Diğer yandan Necib Mikati de yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Aylarca süren bozulmalar, gecikmeler ve kaçırılan fırsatlardan sonra bu hükümeti kurduğumuzda, ülkeyi toparlanma yoluna sokacak hızlı bir kurtarma görevine geldiğimizi, parlamento seçimlerinin yanı sıra uluslararası kuruluşlar ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile iş birliğini teşvik etmek için bir çalıştay başlattığımızı duyurduk. Bu, Lübnan ve uluslararası toplumun arzu ettiği en önemli başarıdır. Ülkenin gerçek yönünü belirleyecektir.”

Lübnan Başbakanı sözlerinin devamında isim vermeden hükümetin Hizbullah tarafından bozulduğunu ima etti:

“Ülkemizin içinden geçtiği acı koşulların herkesi dar hesapları ve değerlendirmeleri aşmaya ve kurtarma operasyonuna aktif olarak katılmaya iteceğini düşündük. Ama bu olmadı. Hükümetin dışında kalmayı veya muhalefet çizgisini takip etmeyi seçenlerin davranışları anlaşılır ve haklıysa, üzerinde durulmaya değer olan şey iktidarın içeriden maruz kaldığı sınırlama ve engelleme yaklaşımıdır.”

Hizbullah ve müttefiklerinin, liman patlamasına ilişkin soruşturmanın hakimi Tarık Bitar’ın görevden alınması için baskı yapması nedeniyle Bakanlar Kurulu’nda bozulmaların yaşandığına dikkat çeken Mikati sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kurulda, hükümetin bir aylık görev süresinin ardından Bakanlar Kurulu’nu, kendisiyle herhangi bir ilgisi olmayan yargı düzenine müdahale etmeye ikna etmek ile ilgili ilk sınavla karşılaştık. Bu müdahalenin Lübnan’ın itibarına, yargısına ve dolayısıyla hükümet bütünlüğüne bıraktığı ağır hasarla birlikte, buradan yola çıkarak adli dosyalarda ele aldığımız aksiyonları, bu dosyayı geldiği noktaya getiren şartları anlayarak belirledik. Beyrut Limanı’ndaki patlamaya ilişkin adli dosyasının yargı kapsamında tutulması için elimizden gelen tüm çabayı sarf ettik ve var gücümüzle çalıştık. Özellikle anayasanın 80’inci maddesine göre cumhurbaşkanının ve bakanların yargılanması konusunda adli müfettişin suistimalinin düzeltilmesine vurgu yaparak müdahale etmeyi kabul etmedik.  Ancak bu durum bazılarının tavrını değiştirmedi.”

Necib Mikati açıklamasında ayrıca Körfez’de yaşanan krize de değindi:

“Biz Bakanlar Kurulu’na dönüş yollarının aranmasını tamamlama sürecindeyken, Enformasyon Bakanı’nın bakanlığı devralmadan önce ortaya koyduğu kişisel tavırlar nedeniyle hükümet yeni bir sınava tabi tutuldu. Bu durum, Lübnan’ı Suudi Arabistan ve bazı Körfez Arap ülkelerinin boykotuna maruz bıraktı.”

Mikati sözlerinin devamında Körfez krizine ilişkin üslubunu sertleştirdi:

“Ülke, meydan okuma ve kibir diliyle değil, Lübnanlıları bir araya getiren ve ülkelerini kurtarmak için tek bir potada birleştiren ortak bir sözle yönetiliyor. Kürsülerdeki bozulma ve açıklamalarda yaşanan gerginlik yanlıştır. Lübnanlıları Arap tarihlerinden, derinliklerinden ve özellikle Körfez ülkeleri ve özelde de Suudi Arabistan olmak üzere her düzeyde Arap ülkeleri ile olan yakın ilişkilerinden uzak seçimlere götürebileceğini sananlar yanılıyor. Nihai özellikleri henüz belli olmayan bazı dönüşümlerin yaşandığı bir anda, anayasayı devirebileceğini ve ülkeyi bedelini halen ağır ödediğimiz iç savaş ve bölünmeler döngüsüne geri döndürebileceğini düşünenler yanılıyor.”

Mikati, hükümeti başarılı kılmak ve ülkeyi kalkındırmak için izlemeye karar verilen yol haritasında, bazıları tarafından anlaşılabilecek noktalar olduğunu vurguladı:

“Bakanlar Kurulu, hükümeti ilgilendiren tüm dosyaların ve konuların dikteden, meydan okumadan, bağırmalardan ve tehdit edici dil kullanımından uzak olarak tartışılacağı doğal bir yerdir. Bakanlar Kurulu, hükümeti ilgilendirmeyen herhangi bir konuya, özellikle de yargının işleyişine karışma yeri asla olmayacaktır.”

Lübnan Başbakanı, tüm bakanların hükümet çalışmasının ve politikasının temel kurallarını tanımlayan bakanlık dayanışmasına ve içeriğine bağlı olması gerektiğini belirterek “Bu sabitlerin dışında söylenen her şeye karşı çıkılmaktadır” dedi.

Suudi Arabistan Krallığı ve kardeş Körfez ülkeleri ile ilişkilerin dosyasını sağlam kurallara göre ele alma kararlılığına dikkat çeken Necib Mikati sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu konuyu asla siyasi denkleme açık bırakmayacağız. Tüm sadık insanlarla iş birliği içinde, alınan kararları, doğal Arap uzantısıyla Lübnan ilişkilerinin barışını yeniden tesis edecek şekilde tersine çevirmeye çalışacağız. Enformasyon Bakanı George Kordahi’nin vicdanını yargılaması, koşulları değerlendirmesi, alınması gereken tavrı takınması ve ulusal çıkarları popülist sloganların üzerinde tutması çağrısını yineliyorum. Çözümün öncelikleri ve krizden çıkmanın doğal yol haritası bunlardır. Hükümetin aktif ve olumlu bir şekilde göreve dönmesi gerektiğini söyleyerek herkesi yolu kısaltmaya, çözüme katkıda bulunmak için gerekli adımları atmaya ve boş kavgalarla boşa geçen günleri telafi etmeye çağırıyorum. Hepimiz kardeşlerimize açık bir kalple dönelim ve geçmiş koşullar doğrultusunda aramızdaki kopukluğu yeniden birleştirelim. Ele almaya karar verdiğimiz her konuda son sözü söylemeden önce önümüzde toplantılar var. Bu arzu edilen kurtarma çalışmasında herkes bizimle olmalıdır.”

Caca’dan övgü

Lübnan Kuvvetleri Partisi başkanı Samir Caca, Mikati’nin tavrına övgüde bulunarak karşı tarafın da kendisine karşılık vereceğine dair umudunu dile getirdi. Caca, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Başbakan Necib Mikati’nin bugünkü tavrı dikkate değer, sorumlu ve cesurcadır. Diğerleri de Lübnan halkını ek trajedilerden kurtarmak için asgari sorumluluk ve vatanseverlik ruhu ile kendisine yanıt versin.”

Şarku’l Avsat