Rusya-Çin-İran, Hint Okyanusu’nda ‘güvenli seyrüsefer’ için tatbikatlar yapıyor

Rusya, Çin ve İran, yanan ya da kaçırılan bir gemiyi kurtarmak ve geceleri hava hedeflerini bombalamak gibi seyrüseferi güvence altına almak için birçok taktiksel planla Kuzey Hint Okyanusu’nda deniz ve hava tatbikatlarına başladı.

Reuters’in haberine göre Tatbikat Sözcüsü Amiral Mustafa Taceddini, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, İran ordusuna bağlı birimlerin ve Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı paralel güçlerin 17 bin metrekarelik bir alanda ‘2022 Deniz Güvenlik Kemeri’ tatbikatına katıldığını söyledi. Tatbikatların üç gün sürmesi bekleniyor.

Ordu Sözcüsü, bu tatbikatın bölgedeki güvenliği, askeri üsleri güçlendirmeyi, küresel barışı ve deniz güvenliğini sağlamak için birlikte çalışmak üzere üç ülke arasındaki çok taraflı iş birliğini genişletmeyi amaçladığına dikkati çekti.

AFP’nin haberine göre resmi IRNA haber ajansı tatbikatın iki gemi kaçırma simülasyonunu kapsadığını bildirdi. Taceddini, “Üç ülkenin deniz ve hava birimleri, korsanlar tarafından uluslararası sularda kaçırılan iki ticaret gemisini kurtardı” şeklinde konuştu.

Muhafazakâr İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi geçtiğimiz yıl Haziran ayında göreve geldiğinden beri, Çin ve Rusya ile ilişkileri güçlendirmek için ‘Doğu’ya Bak’ politikası izliyor.

İran geçtiğimiz Eylül ayında Çin ve Rusya tarafından yönetilen bir Orta Asya güvenlik örgütü olan Şangay İşbirliği Örgütü’ne katılmıştı.

Tatbikatlar, İran, Rusya ve Çin de dahil olmak üzere büyük güçler arasındaki 2015 nükleer anlaşmasını kurtarmayı amaçlayan Viyana’daki görüşmelerin ortasında gerçekleşiyor.

ABD, 2018’de nükleer anlaşmadan çekilmesinden sonra Tahran’ın bölgesel davranışını değiştirmek için İran’ın petrol ihracatını kısıtlayan adımlar attı.

ABD, İran’ı Çin, Venezuela ve Suriye gibi ülkelere ham petrol ihraç ederek petrol sektörüne uygulanan yaptırımları atlatmakla suçluyor. Diğer ülkelere yönelik İran petrolünü taşıyan tankerlere defalarca el koyduğunu duyurdu.

İran ve Amerikan donanmaları daha önce Körfez bölgesi sularında çeşitli çatışmalarda karşı karşıya geldi. ABD Donanması, özellikle dünya pazarlarına yapılan petrol ihracatının büyük bir bölümünün koridoru olması nedeniyle, büyük stratejik öneme sahip bu alanda düzenli olarak bulunmaktadır.

Çin daha önce, alıcıların ABD yaptırımlarından korkmasıyla, sevkiyatları gösteren resmi gümrük verileri olmadan gizlice İran petrolü ithal etmişti. Çin gümrükleri, dün, devam eden yaptırımlara rağmen, bir yıl içinde ilk Çin-İran ham petrol ithalatını duyurdu.

Gümrük Genel İdaresi’nden alınan veriler, Çin’in Aralık ayında 260 bin 312 ton (1,9 milyon varil) İran ham petrolü ithal ettiğini gösterdi. Ülkeye İran petrolünün son kayıtlı akışı Aralık 2020’deydi ve yeni miktarın iki katıydı.

Reuters’in haberine göre üst düzey bir İran Petrol Bakanlığı yetkilisi, ülkesinin petrol ihracatının keskin bir şekilde arttığını söyledi. Yetkili, “ABD yaptırımlarından dolayı hiçbir ülkeye ifşa etmiyoruz ancak Çin, İran petrolünü alan ülkelerden biri. Bu, yaptırımların etkisiz hale geldiğini gösteriyor” dedi. Bir başka yetkili, “Politikamız, Batılı olmayan ülkelerle petrol dahil ticaretimizi geliştirmektir” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı, yaptırımların devam ettiğini ve ihlal edenlerin hedef alınacağını söyledi. Tüm bu uyarılara rağmen Washington, diplomasinin konuyu ele almanın en iyi yolu olduğuna inanıyor.

Reuters’in haberine göre ismini açıklamak istemeyen bir Bakanlık Sözcüsü, “Çinli şirketlerin İran petrolü alımlarını biliyoruz. Yaptırım yetkilerimizi, Çin’le iş yapanlar da dahil olmak üzere İran’ın yaptırımlardan kaçınmasına yanıt vermek için kullandık. Gerekirse uygulamaya devam edeceğiz. Ancak İran politikası konusundaki diyaloğumuzun bir parçası olarak bunu Çinlilerle diplomatik olarak ele alıyoruz. Genel olarak bunun, endişelerimizle başa çıkmanın en etkili yolu olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “İran petrolünü satmak ve parasını doğru koşullarla elde etmek, geri dönüşü olmayan bir hal aldı. (Viyana müzakerelerinde) Puan kazanmak için etkisiz hale gelen yaptırımları kaldırmayı taahhüt etmek mümkün değildir” ifadelerine yer verdi.

Şarkul Avsat