Suudi Arabistan: Önceliğimiz ABD silahları olsa da diğer seçenekler de masada

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Âl Suud, Suudi Arabistan’ın ABD’yi savunma tedarikinde kilit bir ortak olarak gördüğünü ancak Amerikan teçhizatının temin edilememesi durumunda savunma ve silahlanma sistemlerini devreye sokmak için birçok seçeneğe sahip olduğunu belirtti.

Suudi bakan CNN International ile yaptığı röportajda, “Riyad, Suudi Arabistan’ın ihtiyaçlarına en iyi çözümlere göre füze savunma sistemleri veya herhangi bir savunma silahı satın alacak” dedi.

Suudi Arabistan’ın Çin füze sistemleri satın almak isteyip istemediğine ilişkin bir soruya yanıt olarak Bin Ferhan, Suudi Arabistan’ın ABD’yi “savunma tedarikinde kilit bir ortak” olarak gördüğünü vurguladı.

Suudi Arabistan’ın Amerikan teçhizatını elde edememesi durumunda, başka bir yerde teçhizat arayacağını belirten Suudi bakan, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin İran tehdidi konusunda ortak bir konuma sahip olduğunu ve aralarındaki iletişim durumunun açıkça görüldüğünü kaydetti.

Tüm konsey üyelerinin, farklılıkları diyalog yoluyla çözmek istedikleri için İran ile görüştüklerini vurgulayan Suudi Dışişleri Bakanı, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın ABD Başkanı ile yaptığı görüşmenin İran tehdidine nasıl karşı çıkılacağına odaklandığını da sözlerine ekledi.

Veliaht Prens ve ABD Başkanı arasında gerçekleştirilen görüşmede “İranlıları müzakere masasına getirmek için baskı uygulama” konusunun görüşüldüğünü söyleyen Suudi Dışişleri Bakanı, “İranlıların bölgede daha iyi entegrasyon ve komşularla ekonomik iş birliği gibi dosyalardan İran halkına muazzam faydalar sağlayacak şekilde yararlanmalarını diliyorum. Riyad, İran’ın olası herhangi bir saldırganlığına karşı savunma yetenekleri geliştirmek için ABD ve bölgedeki diğer ülkelerle birlikte çalışıyor. Aramco tesislerine yapılan saldırı gösterdi ki; güçlü bir savunma pozisyonu oluşturulmalı.”

Biden’ın Cidde es-Selam Sarayı’nda Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından karşılanması sırasında gerçekleşen “yumruk” selamı ile ilgili bir soruya Suudi Bakan, “Neden yumruk selamı konusuna sıkışıp kaldığımızı anlamıyorum, bence iki lider bir araya geldi ve birbirlerine iltifat ettiler, bu çok normal” dedi.

Aynı bağlamda, Suudi güvenlik uzmanı ve stratejik analist Tuğgeneral Dr. Fevvaz el-Anzi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Tehdit kaynaklarının çokluğu, Suudi Arabistan’ın bu değişikliklere hızla ayak uydurmasını, ister Batılı ister Doğulu tüm askeri seçeneklerden ve doktrinlerden faydalanmasını gerektiriyor. Taktik ve teknik açıdan bakıldığında, Suudi Arabistan, özellikle tehdit kaynaklarının çokluğu konusunda tüm seçeneklerden yararlanıyor. Krallık balistik füzeler ve insansız hava araçları gibi gördüğümüz yeni tehditler, İran veya radikalizm ve terörizm ve diğer tehditlerle yüzleşmek için birçok ülkeye yöneldi. Askeri doktrin üç seviyeye ayrılır; siyasi stratejist, operasyonel ve taktik seviye. Sonuç olarak, düşmanın muharebe doktrinindeki veya İran’dan veya diğerlerinden gelen tehdit kaynaklarındaki değişiklik veya terörizmin gelişmesi, Suudi Arabistan’ın bu değişikliklere hızla ayak uydurmasını sağladı. Özellikle de beşinci sanayi devrimini ve askeri sanayinin dördüncü neslini yaşadığımız için. Şüphesiz Suudi Arabistan, önemli bir seçenek olan askeri sanayileri yerelleştirme planlarını sürdürüyor. Ancak birkaç özel kaynağa sahip olması gerekiyor ve askeri endüstrilerde hala ilk adımlarda.”

Şarkul Avsat